Ömer Çelik: KKTC'nin hakları korunursa kriz sona erer

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, MKYK toplantısı sonrası S-400 füze savunma sistemi ve Doğu Akdeniz'deki sondaj gerilimine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Terörle mücadelemiz bütün kuvvetiyle sürüyor. Tabii her şehitle birlikte canımız yanıyor. Türkiye'nin terörle mücadelesi, dünya üzerinde meşruiyeti en yüksek mücadeledir" dedi.

Çelik, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı devam ederken, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin milletvekilleriyle gerçekleştirdiği toplantının sonuncusunun yapıldığını belirten Çelik, toplantılarda ele alınan belli konuların ilgili birimlere aktarıldığını söyledi.

Çelik, geçen hafta yaşanan terör saldırılarında şehitlerin olduğunu anımsatarak, "Terörle mücadelemiz bütün kuvvetiyle sürüyor. Tabii her şehitle birlikte canımız yanıyor. Türkiye'nin terörle mücadelesi, dünya üzerinde meşruiyeti en yüksek mücadeledir. Ülkemiz topraklarına terör örgütleri tarafından dışarıdan yapılan saldırılara karşı gerek ülkemiz içerisinde gerek sınır ötesinde başarılı harekatlar silahlı kuvvetlerimiz, emniyet güçlerimiz, jandarmamız hepsi birlikte sınırlarımızın korunması konusunda bu özverili çalışmaları gerçekleştiriyor." ifadelerini kullandı.

Terörün, Türkiye'nin etrafındaki coğrafyada karmaşık bir boyuta sahip olduğunu vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:

"Maalesef çeşitli devletlerin örtülü ya da açık, zaman zaman terör örgütlerine destek verdiği görülüyor. Terörün devletler arası rekabette bir enstrüman olarak kullanılması şeklindeki kötü alışkanlık devam ediyor. Bu kötü alışkanlık, dünyanın başına Afganistan gibi son derece karmaşık bir sorunu çıkartmasına rağmen bundan ders almadan Afganistan'da kullanılan ve tamamen demokratik ülkelerin ve sivil insanların aleyhine olan yöntemler Suriye'de ve Irak'ta da kullanılıyor.

Ülkemize karşı da terör enstrümanının hukuk devletimizi, demokrasimizi zayıflatmak için bir saldırı unsuru olarak kullanıldığını görüyoruz. Buna karşı çok yüksek bir meşruiyete sahip son derece güçlü bir terörle mücadele veriyoruz. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz ama her bir olaydan sonra açık ve net bir şekilde terörle mücadele konusundaki kararlılığımız daha da bileyleniyor. Çünkü haklılığımız, bu mücadelenin ne kadar yüksek bir mücadele olduğunu bir kere daha ortaya çıkıyor."

"MASUMLARI, KATİLLERE TESLİM ETTİLER"

Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa'da 1995'te yaşanan soykırımın 24. yılı olduğunu anımsatan Çelik, "Bugünlerde son derece insanlık için acı olan Srebrenitsa'nın yıl dönümündeyiz. 24 yıl önce yaklaşık 8 bin 300 civarındaki masum insan, oradaki katiller tarafından katledildi. Hepimizin bildiği gibi Birleşmiş Milletler güçlerine sığınmışlardı, Hollandalı askerlere. Ama onlar, orada bu masumları korumak için görev yapmaları gerekirken tam tersi bir durum söz konusu oldu. Bu masumları, o katillere teslim ettiler ve hala bu acı devam ediyor." diye konuştu.

Srebrenitsa'da hala her sene yeni mezarlara, kemiklere ulaşıldığını belirten Çelik, şunları kaydetti:

"Bunlar, nakli kubur yoluyla Srebrenitsa şehitlerinin bulunduğu yere naklediliyor. Maalesef bu acı bitmiyor, her sene Srebrenitsa annelerinin oradaki nöbeti kesintisiz bir biçimde devam ediyor. Çocuklarını, eşlerini, babalarını kaybedenler bu nöbeti devralarak sürdürüyorlar. Tabii onlar şehitler olarak Bosna'da defnedilmiş durumdalar ama aynı zamanda milletimizin kalbinde yaşıyorlar. Bir kere daha rahmet diliyoruz. Modern dünyanın bir utancıdır, büyük bir insanlık dramıdır. Umarız bundan sonra dünyanın gözü önünde gerçekleşen bu hadiseler karşısında daha çok ders alınır. her seferinde böyle söylüyoruz ama Suriye'de ders alınmadığını görüyoruz, Arakanlı Müslümanlar için Myanmar'da benzer uygulamalar ortaya koyuluyor. Oradaki hükümete karşı Birleşmiş Milletler çağrı yapıyor ama kimse kılını kıpırdatmıyor."

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 15 Temmuz'a ilişkin, "Milletimiz topyekûn direnerek demokrasinin milli kimliğimizin nasıl bir parçası olduğunu, demokrasiyi Türkiye'de inşa ederken şimdiye kadar ödediğimiz bedellerin nasıl kazanılmış ve hak edilmiş sonuçlar doğurduğunu bütün dünyaya gösterdi." dedi.

Çelik, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı devam ederken, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Milletin darbe girişimine karşı direnerek topyekûn bir demokrasi mücadelesi verdiği 15 Temmuz'un yıl dönümünün yaklaştığını anımsatan Çelik, yayımlanan bir genelgeyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının anma törenlerinin koordinatörü olarak belirlendiğini söyledi.

Türkiye'ye karşı işgal girişiminde bulunan FETÖ'nün o gün ülkenin meşru cumhurbaşkanı ve başbakanını öldürmek için Cumhurbaşkanlığını bombaladığını, Meclis'i ortadan kaldırmak için bir girişimde bulunduğunu belirten Çelik, "Milletimiz topyekûn direnerek demokrasinin milli kimliğimizin nasıl bir parçası olduğunu, demokrasiyi Türkiye'de inşa ederken şimdiye kadar ödediğimiz bedellerin nasıl kazanılmış ve hak edilmiş sonuçlar doğurduğunu bütün dünyaya gösterdi." diye konuştu.

Dünya tarihinde eşine rastlanmayacak onurlu bir direnişin ortaya konulduğunu ifade eden Çelik, tüm şehitleri rahmetle andı, gazilere ve darbe girişiminin olduğu gece sokakları dolduran, demokrasi nöbeti tutan vatandaşlara da şükranlarını sundu.

Türkiye'nin demokrasisini korumak için çok bedel ödendiğini, başbakan ve iki bakanın şehit verildiğini, darbelerde gençlerin hayatlarına kastedildiğini hatırlatan Çelik, "Fetullahçı Terör Örgütü'nün işgal girişimi karşısında da topyekûn bir direniş ortaya koyuldu. Bu tabii bizim milli kimliğimizin bir parçasıdır, demokrasimizi korumak için bütün dünyanın hayran olduğu, şaşkınlıkla izlediği bir mücadele o gece verildi." dedi.

Yarım gün içerisinde darbe girişiminin bertaraf edildiğini ve Türkiye'nin normalleşme sürecinin adımlarının atılmaya başlandığını dile getiren Çelik, "Mücadele etmek için o günden bugüne kadar bu Fetullahçı Terör Örgütü unsurlarının devlet aygıtlarından temizlenmesi için de çok yönlü bir mücadele kararlı bir şekilde devam ediyor." diye konuştu.

15 TEMMUZ ANMA PROGRAMI

Çelik, 15 Temmuz'un milli kimlik ve tarih açısından çok önemli olduğunu ve anma törenlerinin Cumhurbaşkanlığı bünyesinde İletişim Başkanlığı tarafından kapsamlı bir şekilde sürdürülmesiyle ilgili pek çok faaliyetin ortaya koyulduğunu söyledi. Çelik, "O gün tabii ki şehit verdiğimiz için, gazilerimiz olduğu için büyük bir üzüntü, büyük bir kederi, belki hiçbir zaman dinmeyecek bir acıyı anıyoruz aynı zamanda da tabii bu darbe girişimini bertaraf etmiş olmanın ve bu şekilde ülkemizi bir işgal girişiminden kurtarmış olmanın da coşkusu söz konusudur." değerlendirmesinde bulundu.

Çok sayıda etkinlik gerçekleştirileceğini, özel sektör temsilcileri, akademisyenler ve çeşitli kurumlarla bir araya gelinerek faaliyet planı yapıldığını söyleyen Çelik, "450'den fazlası yurt dışında olmak üzere, toplam bin 500 civarında etkinlik 8-15 Temmuz haftası içerisinde ve diğer zamanlara yayılacak şekilde faaliyete geçirildi." dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının konuyla ilgili etkinlik ve kurumsal kimlik yol haritası oluşturduğunu dile getiren Çelik, "Dünyaya bunu anlatabilmek için farklı dillerde videolar hazırlandı ayrıca yabancı ülke gençleriyle bu demokrasi direnişini buluşturmak için yabancı ülkelerdeki gençlere de bu demokratik bilinç konusunda bilgi vermek için çeşitli hazırlıklar, videolar söz konusu oldu, çeşitli faaliyetler var. Network Belgeseli dünyanın önemli şehirleri ve başkentlerinde şu anda gösterime girmiş durumdadır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 15 Temmuz programı hakkında da bilgi veren Çelik, Erdoğan'ın saat 13.00'te Millet Camisi'ndeki hatmi şerife, saat 14.00'te TBMM özel oturumuna ve saat 16.00'da Ankara Emniyet Müdürlüğü binasının açılış törenine iştirak edeceğini aktardı.

Çelik, Atatürk Havalimanı'nda saat 20.00'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katılımıyla anma programı gerçekleştirileceğini söyledi.

MKYK toplantısında iç, dış politik gelişmeler, ekonomik gelişmeler ve sosyal politikalarla ilgili sunumlar yapıldığını belirten Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın toplantının açılışında iç ve dış politikayı ilgilendiren kapsamlı bir değerlendirme yaptığını bildirdi.

TERÖRLE MÜCADELE

Çelik, 27 Mayıs'tan beri terör örgütünün lojistik üs ve Kandil'den Türkiye'ye aktarım bölgesi olarak kullandığı Hakurk Vadisi'nin temizlenmesiyle ilgili yoğun bir harekat sergilendiğini hatırlatarak "Terörle mücadele konusunda yaptığımız mücadelenin haklılığını gösteren, ülkemize yönelik terör tehdidini bertaraf etme konusunda önemli bir aşama teşkil edecek başarılı bir harekat gerçekleştiriliyor." dedi.

Harekatın başarıyla icra edildiğini söyleyen Çelik, "Sızma, ülkemize dönük çeşitli girişimler bu şekilde bertaraf edilmektedir. Yakın zamanda çeşitli konuşmalar oluyor, bazen Irak'tan bunu eleştiren sesler geliyor ama geçen gün de gördüğünüz gibi Irak'tan Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı, İstihbarat Başkanı gelerek bu üçlü mekanizma çerçevesinde karşılıklı olarak görüşlerimizin aktarılacağı, Türkiye'nin tezlerinin aktarılacağı bir toplantı yapıldı, Dışişleri Bakanımızın, Savunma Bakanımızın, İstihbarat Başkanımızın katıldığı." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da heyeti kabul ettiğini hatırlatan Çelik, şunları kaydetti:

"Kandil, Mahmur ve Sincar'daki terör varlığının sonlandırılması için Irak makamlarıyla da görüşerek eş güdüm halinde Türkiye bu çabasını, terörle mücadelesini sürdürüyor. Tabii PKK'nın orada çeşitli sözde siyasi oluşumlar içerisinde kendini gösterme gibi gayretleri var bununla ilgili konular yakın takip ediliyor. Yani sadece terörle mücadelenin askeri kısmı değil aynı zamanda siyasi kısmıyla ilgili mücadele de yakın bir şekilde takip edilmektedir. Bu konuyla ilgili olarak da Irak makamlarıyla karşılıklı anlayış, eş güdüm içerisinde Türkiye'nin ve Irak'ın güvenliğinin ortak bir çerçevede ele alındığı bir yaklaşımla kardeş ve dost bir ülkeyle bu faaliyetler, çalışmalar bu şekilde devam edecek."

S-400 savunma sistemiyle ilgili tartışmaların da devam ettiğini anımsatan Çelik, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin milli güvenliğiyle, savunmasıyla ilgili bir ihtiyaçtır. Doğu Akdeniz'de neredeyse bütün ülkelerin gemileri Akdeniz'i tamamen kaplamış durumdalar. Burada Doğu Akdeniz'de kimin varlığı var diye baktığınızda, bu tip bir askeri haritaya baktığınızda şaşırtıcı bir şekilde neredeyse bütün dünyanın Akdeniz'e yığıldığını görüyorsunuz. Libya ile ilgili gelişmeler görülüyor, tabii Suriye ve Irak'la ilgili gelişmeler, bütün bunlar söz konusu edildiğinde Türkiye'nin hava savunma sistemi ihtiyacının ne kadar acil bir ihtiyaç olduğu görülüyor.

Tabii gönül isterdi ki müttefiklerimiz bir NATO üyesi olarak Türkiye'nin bu acil ihtiyacının karşılanması için daha acil ve daha etkili bir iş birliği içerisinde olabilsinler ama hikayenin tamamını çeşitli vesilelerle anlattık maalesef böyle bir yaklaşım söz konusu olmadı ve S-400 meselesine Türkiye tarafından karar verildi. Bizi en çok şaşırtan şey şu; Türkiye'de tabii yabancıların tezlerini biliyoruz, Amerika Birleşik Devletleri'nden çeşitli açıklamalar üst üste geliyor, bunlara cevaplarımızı veriyoruz. Müttefikimizle tabii olumlu bir noktada buluşmak isteriz ama şimdiye kadar o noktaya çok tatminkar bir şekilde geldiğimizi söyleyemeyiz, çeşitli kurumlardan açıklamalar yapılıyor."

Çelik'in açıklamalarından satırbaşları;

"Balkanların barış ve istikrarı bizi doğrudan ilgilendirmektedir."

"Yunanistan Dışişleri Bakanının ifadesini aynen iade ederek kullanırsak 'Akdeniz'in haylaz çocuğu, şımarık çocuğu' Rum tarafı ile herhangi bir şekilde geçmişten de bunu yakinen biliyoruz. Bu şekilde söze dayanan bir ilişki kurmamız söz konusu değildir. Hukuka, belgeye, anlaşmaya dayanan bir ilişkiyle ancak KKTC'nin hakları korunursa bu kriz sona ermiş olur."

"Herhangi bir siyasi parti zayıfladığında Türkiye karşıtlığını savunmak Yunan siyasetinde bir gelenek. Türkiye'nin komuşuluğu paha biçilemezdir. Türkiye hiçbir zaman Yuanistan zayıfken bundan yararlanmadı. Türkiye Yunanistan krizdeyken ona ekonomik çözüm bulmaya çalışmıştır, oysa onlar AB üyesi olmalarını bize karşı kullanıyor."

"Rum tarafını hukuksuz bir şekilde AB'ye aldılar. Rum tarafı sözünü tutmamakla meşhur. Tek taraflı eylemlere karşı kendimizi korumak için faaliyet yürütüyoruz. Rum tarafı sondajlara başladığında Türkiye uyardı."

"Avrupa Birliği Rum tarafının Akdeniz'deki çalışmalarına hiç ses çıkarmadı, ne var ki Türk tarafı hakkını aramaya başladığında, 'Bunu nasıl yapaliriz? Sorunu nasıl çözebilir?" şeklinde yaklaşmadılar. Rum tarafı Kıbrıs tarafına hakkını vermedikçe Yavuz ve Fatih gemilerinin çalışmaları devam edecektir. Rum tarafı tektaraflı olarak Kıbrıs tarafının hakkını yiyemeyecektir. Avrupa mercileri iki tarafın da haklarının korunduğu olduğu ortak bir çözüm yolu bulmalıdır."

"Avrupa Birlliği sorun çıkarma yolunu tercih ediyor. Avrupa Birliği ilkeler temelinde hareket etmelidir."

"Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Bahçeli her zaman görüşebilir. Aralarında böyle bir diyalog mevcut. Ancak başkanlık sistemi uygulanmaktadır ve bununla ilgili bir tartışma yoktur. Sistemde zaman zaman birtakım problemler görülebilir. Bunlar kapsamlı bir şekilde masaya yatırılıyor. Geniş kapsamlı görüşmeler sonucunda sistem analiz edilecek bir takım parçalar revize edilecektir. Ancak 'Biz eski sisteme dönmek istiyoruz' diyenlerle konuşulacak bir şey yoktur."

"Sayın Binali Yıldırım çok tecrübeli ve değerli bir şahsiyettir. 15 Temmuz darbe girişiminden kahramanca çıkmış bir başbakandır. Sayın Cumhurbaşkanımız Bosna'dan dönüşünden kendisinden istifade edeceğini söyledi, fakat bunun şu an hangi makam ya da hangi görevde olacağı belli değildir." 

Yorum Yaz

Yorumunuz alındı!

Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

İsim gerekli!

Mesajınızı yazınız!

Henüz yorum yapılmamıştır.
  İlişkileri, Evlilikleri, aldatmaları olay olan ünlüler!
İlişkileri, Evlilikleri, aldatmaları olay olan ünlüler!