Türkiye Kanserde Güçlü Bir Konumda

Son yıllarda Türkiye, kanser tedavisi ve onkoloji alanında yalnızca bölgesel değil, uluslararası ölçekte de dikkat çeken bir sağlık ülkesi haline geldi.

Son yıllarda Türkiye, kanser tedavisi ve onkoloji alanında yalnızca bölgesel değil, uluslararası ölçekte de dikkat çeken bir sağlık ülkesi haline geldi. Gelişmiş sağlık altyapısı, multidisipliner tedavi modelleri ve dünya standartlarında eğitim almış hekimleriyle Türkiye, özellikle meme kanseri alanında güçlü bir konumda bulunuyor. Bu tabloyu somutlaştıran isimlerin başında ise, Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi’nde görev yapan Prof. Dr. Arda Işık geliyor.

Prof. Dr. Arda Işık’ı alanında ayrıcalıklı bir noktaya taşıyan en önemli özelliklerden biri, Avrupa Meme Cerrahisi Yeterlilik Belgesi (FEBS) sahibi olması. FEBS, Avrupa genelinde meme kanseri cerrahisi alanında bilgi birikimi, klinik deneyim ve karar verme yetkinliğinin bağımsız kurullar tarafından değerlendirildiği, son derece zor ve seçici bir süreci temsil ediyor. Türkiye’de FEBS yeterliliğine sahip tek hekim olan Prof. Dr. Arda Işık, bu belgeyle meme kanseri cerrahisinin uluslararası standartlarda uygulandığını somut biçimde ortaya koyuyor.

Bu yetkinlik yalnızca teknik cerrahi beceriyi değil; onkolojik güvenliği, hasta yönetimini, multidisipliner karar alma süreçlerini ve etik sorumluluğu da kapsıyor. Prof. Dr. Işık, meme kanseri cerrahisini tek başına bir ameliyat olarak değil, tanıdan tedaviye uzanan bütüncül bir onkoloji süreci olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, Türkiye’nin kanser tedavisinde neden güçlü bir konumda bulunduğunu da açık biçimde gösteriyor.

Prof. Dr. Arda Işık’ın klinik pratiğinin arkasında güçlü bir akademik üretim yer alıyor. Çalışmaları; meme koruyucu cerrahiden onkoplastik tekniklere, ileri evre meme kanseri yönetiminden cerrahi karar algoritmalarına kadar uzanan geniş bir literatüre katkı sağlıyor. Ulusal ve uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanan makaleleri, meme kanserinde cerrahi kararların yalnızca “ne yapılacağına” değil, “hangi hastada, ne zaman ve hangi koşullarda yapılması gerektiğine” odaklanıyor.

Özellikle meme koruyucu cerrahi ve onkoplastik yaklaşımların, onkolojik güvenlikten ödün verilmeden uygulanması Prof. Dr. Işık’ın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. Amaç yalnızca hastalığı kontrol altına almak değil; ameliyat sonrası yaşam kalitesini, beden algısını ve psikolojik iyilik halini de korumak. Bu bakış açısı, modern meme kanseri tedavisinin temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor.

İleri evre ve metastatik meme kanseri alanında yürüttüğü çalışmalar ise, cerrahinin sistemik tedavilerle nasıl ve hangi aşamada entegre edilmesi gerektiğine odaklanıyor. Medikal onkoloji, radyoloji, patoloji ve radyasyon onkolojisiyle eş zamanlı yürütülen bu multidisipliner yaklaşım, özellikle zor vakalarda tedavi başarısını belirleyen en kritik faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Dördüncü Evreden Sıfır Metastaza Uzanan Süreç

Bu bilimsel yaklaşımın klinik karşılığı, 2025 Temmuz ayında 4. evre metastatik meme kanseri tanısı alan bir hastanın tedavi sürecinde net biçimde görüldü. Farklı merkezlerde yapılan değerlendirmelerde hastaya yalnızca birkaç aylık yaşam süresi öngörülmüştü. Yaygın metastaz bulguları, tabloyu son derece ağır bir noktaya taşıyordu.

Hasta, Prof. Dr. Arda Işık’ın kliniğinde yeniden ve ayrıntılı biçimde ele alındı. Hastalığın biyolojik özellikleri, metastazların dağılımı ve hastanın genel durumu değerlendirilerek kişiye özel bir tedavi planı oluşturuldu. Sistemik tedaviler, yakın klinik takip ve uygun zamanda planlanan cerrahi yaklaşımlar eş zamanlı ve koordineli biçimde yürütüldü.

Toplam 6 Ay süren bu disiplinli sürecin ardından, Ocak 2026 ayı sonunda yapılan görüntüleme tetkiklerinde metastatik odakların tamamen gerilediği ve hastanın görüntüleme düzeyinde “sıfır metastaz” noktasına ulaştığı saptandı. Onkoloji pratiğinde nadir görülen bu tablo, bilimsel ve doğru yönetilen tedavilerin hangi noktaya ulaşabileceğini somut biçimde ortaya koyuyor. 

Hasta ve Yakınları İçin Güvenli Bir Çerçeve

Prof. Dr. Arda Işık, kanser tedavisinde umudun ancak gerçekçilik ve etik sorumlulukla anlam kazanabileceğini vurguluyor. Her hastanın aynı yanıtı vermeyeceğini açıkça ifade ederken, bilimsel rehberlere uygun ve disiplinler arası yaklaşımlarla en ağır vakaların bile yönetilebilir hale gelebileceğini belirtiyor.

Bu yaklaşım, yalnızca hastalar için değil, süreci anlamaya çalışan hasta yakınları için de belirsizliği azaltan bir çerçeve sunuyor. Tedavi sürecinin şeffaf biçimde anlatılması, kararların birlikte değerlendirilmesi ve beklentilerin doğru kurulması, kanserle mücadelenin en önemli unsurları arasında yer alıyor.

Bugün Türkiye’de FEBS yeterliliğine sahip tek hekim olan Prof. Dr. Arda Işık’ın çalışmaları; meme kanseri cerrahisi, onkoplastik yaklaşımlar ve metastatik meme kanseri yönetimi alanlarında Türkiye’nin neden uluslararası ölçekte güven duyulan bir sağlık ülkesi haline geldiğinin güçlü örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Kanserle mücadelede umut, söylemlerle değil; bilimin doğru ellerde olduğu yerde filizleniyor.

Yorum Yaz

Yorumunuz alındı!

Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

İsim gerekli!

Mesajınızı yazınız!

Henüz yorum yapılmamıştır.
  Türkiye'de 2018 yılbaşı kutlaması manzaraları
Türkiye'de 2018 yılbaşı kutlaması manzaraları