Serebral palside ergoterapi, bağımsızlık ve toplumsal katılımı destekliyor

Serebral palsi, yalnızca hareket ve postürü değil; bireyin günlük yaşam, eğitim, oyun ve sosyal yaşama katılımını da etkileyebiliyor.

Serebral palsi, yalnızca hareket ve postürü değil; bireyin günlük yaşam, eğitim, oyun ve sosyal yaşama katılımını da etkileyebiliyor. Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Beyza Aslı Bilsel, erken müdahalenin, serebral palsili çocuklarda yalnızca motor becerileri geliştirmeyi değil; oyun, öz bakım, öğrenme ve sosyal yaşama aktif katılımı desteklemeyi hedeflediğini vurguladı.

Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Beyza Aslı Bilsel, Dünya Serebral Palsi Günü kapsamında serebral palsinin günlük yaşama etkilerini ve ergoterapinin bireylerin bağımsızlığını desteklemedeki rolünü anlattı.

Serebral palsi, ilerleyici bir beyin hasarı değil

Serebral palsinin nörogelişimsel bir durum olduğunu belirten Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Beyza Aslı Bilsel, “Serebral palsi (SP), gelişmekte olan beyindeki bir hasar veya farklı bir gelişim süreci sonucunda ortaya çıkan, başta hareket ve postür olmak üzere bireyin günlük yaşamını etkileyebilen nörogelişimsel bir durumdur. Serebral palsi ilerleyici bir beyin hasarı değildir. Bununla birlikte bireyin ihtiyaçları ve yaşam boyunca karşılaştığı güçlükler değişebilir” dedi. Serebral palsinin tek tip bir tablo olmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Beyza Aslı Bilsel, bireylerin hareket, denge, koordinasyon ve el kullanımının yanı sıra iletişim, görme, işitme, beslenme veya bilişsel işlevler açısından da farklı özellikler gösterebileceğini belirtti.

Dünyada 50 milyondan fazla kişi serebral palsi  ile yaşıyor

Dünya Serebral Palsi Günü’nün, serebral palsi konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasının yanı sıra bireylerin günlük yaşamda karşılaşabildiği fiziksel ve sosyal engellerin görünür hale getirilmesi açısından önem taşıdığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Beyza Aslı Bilsel, “Dünya genelinde 50 milyondan fazla kişinin serebral palsi ile yaşadığı bildiriliyor. Sağlık hizmetlerine, eğitime ve toplumsal yaşama erişimde fiziksel çevre, iletişim, ulaşım ve sosyal tutumlarla ilişkili çeşitli engeller ortaya çıkabiliyor” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Bilsel, farkındalık çalışmalarının yalnızca serebral palsi hakkında bilgi vermekle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekerek “erişilebilir, kapsayıcı ve bireylerin bağımsızlığını destekleyen bir toplum” oluşturulmasının önemine işaret etti.

Serebral palsili bireyler günlük yaşamda farklı güçlükler yaşıyor

Serebral palsinin günlük yaşama etkilerinin bireyden bireye farklılık gösterdiğini ifade eden Bilsel, giyinme, yemek yeme, kişisel bakım, yazı yazma, oyun oynama, okul aktiviteleri ve sosyal etkinliklere katılım gibi alanlarda güçlükler yaşanabildiğini kaydetti. Bilsel, “Özellikle el ve üst ekstremite kullanımındaki güçlükler; kalem tutma, makas kullanma, düğme ilikleme, çatal-kaşık kullanma veya iki elin birlikte kullanılmasını gerektiren aktiviteleri zorlaştırabiliyor. Denge ve hareketle ilişkili sorunlar da bireyin hareketliliğini ve günlük yaşama katılımını etkileyebiliyor” diye konuştu.

Ergoterapi açısından bu güçlüklerin yalnızca motor beceriler üzerinden değerlendirilmediğini belirten Bilsel, bir çocuğun kalem tutmakta yaşadığı güçlüğün yalnızca el becerisiyle sınırlı olmadığını; yazı yazma, derse katılma ve okul ortamında kendini ifade etme gibi daha geniş okupasyonel alanları da etkileyebileceğini söyledi.

Erken müdahale çocuğun günlük yaşam becerilerini destekliyor

Çocukluk döneminde gelişim, öğrenme ve çevreyle etkileşim birbirini sürekli etkiliyor. Bu nedenle günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyulan becerilerin erken dönemde desteklenmesi önem taşıyor.

Erken müdahalenin yalnızca belirli bir motor beceriyi geliştirmeyi hedeflemediğini belirten Bilsel, temel amacın çocuğun oyun, öz bakım, öğrenme ve sosyal katılım gibi anlamlı aktivitelerde aktif olmasını sağlamak olduğunu söyledi. Bilsel, “Güncel klinik uygulama önerileri; çocuk ve ailenin belirlediği hedeflere odaklanılmasını, gerçek yaşam aktivitelerinin uygulanmasını, aile katılımını ve sağlık profesyonelleri arasındaki iş birliğini ön plana çıkarıyor. Bu yaklaşımda el fonksiyonlarının geliştirilmesinin yanı sıra yemek yeme, oyun oynama veya okulda yazı yazma gibi günlük yaşam hedefleri de ele alınıyor” diye konuştu.

Ergoterapi serebral palside bağımsızlığı destekliyor

Ergoterapi, bireyin günlük yaşamda gerçekleştirmek istediği ve ihtiyaç duyduğu okupasyonlara katılımını ve bağımsızlığını destekleyen bir sağlık mesleği olarak öne çıkıyor.

Serebral palside ergoterapi değerlendirmesinin yalnızca kas kuvveti, eklem hareket açıklığı veya motor becerilerle sınırlı olmadığını belirten Bilsel, öz bakım, eğitim, oyun, serbest zaman ve sosyal katılım gibi alanlardaki gereksinimlerin kişisel özellikler ve çevresel koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Dr. Öğr. Üyesi Beyza Aslı Bilsel, “Ergoterapistler, birey ve ailesiyle birlikte anlamlı ve işlevsel hedefler oluşturuyor. Müdahaleler ise kazanılan becerilerin gerçek yaşam aktivitelerinde kullanılmasına yönelik planlanabiliyor. Gerektiğinde yardımcı cihazlar ve teknolojilerden de yararlanılabiliyor. Serebral palside ergoterapi uygulamaları; bireyin yaşı, gelişimsel özellikleri, motor becerileri ve günlük yaşam gereksinimlerine göre kişiselleştiriliyor” dedi.

Yorum Yaz

Yorumunuz alındı!

Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

İsim gerekli!

Mesajınızı yazınız!

Henüz yorum yapılmamıştır.
  Börü ne zaman başlıyor? - Börü dizisi oyuncu kadrosunda kimler var? - Börü oyuncu kadrosu
Börü ne zaman başlıyor? - Börü dizisi oyuncu kadrosunda kimler var? - Börü oyuncu kadrosu