Dr. M. Hakan Ertürk'ten MS Hastalarına Yaz Uyarısı: “Egzersizi Bırakmayın”
Cybernicx Medikal Direktörü, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı ve Spor Hekimi Dr. M. Hakan Ertürk, yaz aylarının Multipl Skleroz (MS) hastaları açısından çeşitli zorlukları beraberinde getirdiğini söyledi. MS hastalarında uzun yıllardır bilinen ve “Uhthoff fenomeni” olarak adlandırılan bir durumun bulunduğunu belirten Ertürk, çekirdek vücut ısısındaki artışın geçici nörolojik kayıplara yol açabildiğini ifade etti.
Ertürk, “MS hastalarında çekirdek vücut ısısı arttığında 24 saatten kısa süren geçici nörolojik kayıplar görülebiliyor. Bu durum, tıpta Uhthoff fenomeni olarak adlandırılıyor. Tanımlanmasının üzerinden 100 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen mekanizması halen tam olarak açıklanabilmiş değil. Ancak çekirdek vücut ısısındaki yarım derecelik bir artışın bile geçici görme kayıpları ve kuvvetsizlik gibi belirtilere yol açabildiğini biliyoruz” dedi.
Yaz aylarında görülen sıcaklık artışının yorgunluk hissini de artırabildiğini belirten Ertürk, vücudun ısı dengesini korumak için daha fazla enerji harcamasının MS hastalarında sık görülen yorgunluğu daha belirgin hale getirebildiğini söyledi.
Elektrolit kayıplarının da bazı belirtileri artırabileceğine dikkat çeken Ertürk, “MS hastalarında sık görülen spastisite ve kas spazmlarının sıcak hava ve sıvı-elektrolit kayıpları nedeniyle artma ihtimali bulunuyor” ifadelerini kullandı.
Sıcak hava nedeniyle dışarı çıkmaktan kaçınmanın sosyal yaşamı da etkileyebildiğini belirten Ertürk, bunun sosyal izolasyona ve psikolojik sorunlara zemin hazırlayabileceğini kaydetti.
Yaz döneminin uygun önlemler alınmadığında MS hastaları açısından daha zorlayıcı geçebileceğini ifade eden Ertürk, hasta yakınlarına da çağrıda bulunarak, “MS hastası olan aile bireylerimize ve yakınlarımıza yaz aylarında biraz daha anlayışlı ve destekleyici yaklaşmamız gerekiyor” dedi.
MS hastalarının yaz aylarına önceden hazırlanmasının önemine vurgu yapan Ertürk, “Aslında en önemli konu yaza hazırlıktır. MS hastalarının sıcak dönem başlamadan önceki aylarda gerekli hazırlıkları yapmaları, yaz dönemini daha konforlu geçirmelerine yardımcı olabilir” diye konuştu.
“MS HASTALARI YAZIN EGZERSİZİ BIRAKMAMALI”
Sıcak havalarda egzersizin MS hastaları için tamamen bırakılması gereken bir aktivite olmadığını vurgulayan Dr. Hakan Ertürk, doğru planlama yapıldığında egzersizin önemli faydalar sağlayabileceğini söyledi. Yaz aylarında sıcak ortamda yapılan egzersizin bazı riskler taşıdığını belirten Ertürk, bu risklerin büyük ölçüde çekirdek vücut ısısındaki artışla ilişkili olduğunu ifade etti.
MS hastalarının egzersizi tamamen bırakmak yerine uygun stratejiler geliştirmesi gerektiğini kaydeden Ertürk, “Sabah erken saatlerde hava ısınmadan ya da akşam saatlerinde hava serinledikten sonra egzersiz yapılabilir. Egzersizin düşük yoğunlukta uygulanması, belirli aralıklarla bölünmesi ve vücut ısısını artırmayacak şekilde planlanması önemlidir” dedi.
Soğutucu yelekler, yeterli sıvı tüketimi ve serin ortamlarda egzersiz yapılmasının da yardımcı olabileceğini belirten Dr. Ertürk, “Ortamın klimatize edilmesi, bol soğuk su tüketilmesi veya özel soğutucu sistemlerin kullanılmasıyla egzersiz güvenli şekilde sürdürülebilir. Bu nedenle egzersiz kesinlikle bırakılmamalıdır” ifadelerini kullandı.
Egzersizin MS hastalarında görülen kronik yorgunlukla mücadelede etkinliği kanıtlanmış yöntemlerden biri olduğuna dikkat çeken Ertürk, kondisyon düzeyinin artmasının vücudun sıcaklık kontrolünü daha iyi sağlayabilmesine yardımcı olduğunu söyledi.
Ertürk, “Egzersizle birlikte kondisyon artar. Kondisyon arttığında vücut egzersize daha verimli yanıt verir, vücut ısısı daha iyi regüle edilir ve hastaların hem Uhthoff fenomeninden hem de kronik yorgunluktan etkilenme düzeyi azalabilir. Dolayısıyla egzersiz, doğru planlandığında birçok sorunun çözümünün bir parçası olabilir” diye konuştu.
“YAZIN EN İDEAL EGZERSİZ SU İÇİNDE YAPILAN EGZERSİZLER”
Yaz aylarında MS hastaları için en uygun egzersizlerin başında su içi aktivitelerin geldiğini belirten Ertürk, yüzme ile havuz ve deniz içerisinde yapılan egzersizlerin önemli avantajlar sağladığını söyledi.
Su ortamının vücut sıcaklığını kontrol etmeye yardımcı olduğunu ifade eden Ertürk, “Yüzme, havuz içi egzersizler ve deniz içerisinde yapılan aktiviteler kesinlikle değerlendirilmelidir. Su, doğal bir soğutucu etki sağlayarak vücudun aşırı ısınmasını engeller ve sıcaklığa bağlı olarak ortaya çıkabilen MS belirtilerinin şiddetlenme riskini azaltabilir” dedi.
Su içindeki egzersizlerin kas ve eklemler üzerindeki yükü de azalttığını belirten Ertürk, “Su ortamı yerçekiminin etkisini azaltarak hareket etmeyi kolaylaştırır. Bu sayede kasların aşırı yüklenmesi önlenirken egzersizin faydalarından daha güvenli şekilde yararlanılabilir” ifadelerini kullandı.
Su içi egzersizlerin yanı sıra denge çalışmaları, pilates ve yoganın tıbbi amaçla uygulanan türlerinin de MS hastaları için uygun seçenekler arasında yer aldığını belirten Ertürk, bu egzersizlerin özellikle denge, koordinasyon ve dayanıklılığın geliştirilmesine katkı sağlayabildiğini söyledi.
Ancak tüm egzersiz programlarının kişiye uygun şekilde planlanması gerektiğini vurgulayan Ertürk, “Egzersizin türü kadar, hangi ortamda ve hangi saatlerde yapıldığı da önemlidir. Vücut ısısını kontrol altında tutacak koşullarda ve uygun yoğunlukta yapılan egzersizler MS hastaları için önemli faydalar sağlayabilir” diye konuştu.
“SABAH VE AKŞAM DENGE EGZERSİZLERİ ÖNERİLİYOR”
Özellikle denge çalışmalarının ihmal edilmemesi gerektiğini söyleyen Dr. Ertürk, MS hastalarında denge problemlerinin sık görüldüğünü belirterek, “Denge çalışmak çok önemli. MS hastalarında denge ve kardiyovasküler dayanıklılık önemli ölçüde etkilenebiliyor. Bu nedenle düzenli denge egzersizleri yapılmasını öneriyoruz” dedi.
Sabah veya akşam saatlerinde uygulanabilecek hafif egzersizlerin fayda sağlayabileceğini ifade eden Ertürk, “Yürüyüş, hafif tempolu aktiviteler ve düşük ağırlıklarla yapılan kısa süreli egzersizler tercih edilebilir. Buradaki temel amaç, vücut ısısının, nabzın ve solunumun aşırı yükselmesine izin vermeden düzenli hareket etmektir” diye konuştu.
Egzersizlerin kişisel kapasiteye uygun şekilde planlanmasının önemine vurgu yapan Ertürk, uygun yoğunlukta ve düzenli yapılan fiziksel aktivitenin denge, dayanıklılık ve genel yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.
“İLERİ YAŞLARDA EGZERSİZDEN VAZGEÇMEYİN”
Egzersizin MS'te yalnızca yaşam tarzı önerisi değil, aynı zamanda bir tedavi yöntemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Hakan Ertürk MS'in erken yaşlarda daha sakin seyredebildiğini, ancak hastalığın etkilerinin yıllar içerisinde birikerek daha belirgin hale gelebildiğini ifade ederek, özellikle ileri yaşlarda fiziksel aktivitenin öneminin arttığını belirtti.
Ertürk, “MS hastaları için egzersiz yapmak kolay değil. Ancak egzersiz, özellikle ileri yaşlarda etkili olduğu bilinen en önemli yöntemlerden biridir. Bu nedenle tamamen bırakmak yerine sürdürülebilir hale getirmek gerekir” dedi.
Uzun süreli ve yoğun egzersizler yerine gün içine yayılan kısa süreli aktivitelerin de önemli katkılar sağlayabileceğini vurgulayan Ertürk, “Biz buna egzersiz atıştırmalıkları diyoruz. Saatte birkaç dakika yapılan denge çalışmaları, kısa yürüyüşler veya hafif kuvvet egzersizleri bile önemli fark yaratabilir” ifadelerini kullandı.
“YAZ AYLARINDA REHABİLİTASYONUN ÖNEMİ ARTIYOR”
Yaz aylarında sıcak hava nedeniyle egzersiz yapmakta zorlanan MS hastalarında rehabilitasyonun daha da önemli hale geldiğini belirten Ertürk, fiziksel aktivitedeki azalmanın bazı olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek, “Özellikle kas kütlesinin korunması ve mevcut fonksiyonların sürdürülebilmesi için rehabilitasyonun düzenli şekilde devam ettirilmesi gerekiyor. Yaz aylarında bu ihtiyaç daha da belirgin hale geliyor” diye konuştu.
“CYBERNICX NRS NÖRO ROBOTİK DESTEKLİ REHABİLİTASYON YAZ DÖNEMİNDE DE AVANTAJ SAĞLAYABİLİYOR”
Cybernicx NRS nöro robotik destekli rehabilitasyon teknolojilerinin MS hastalarının tedavi sürecine katkı sağlayabildiğini belirten Cybernicx Medikal Direktörü Dr. M. Hakan Ertürk, özellikle HAL (Hybrid Assistive Link) teknolojisinin farklı ihtiyaçlara göre uyarlanabildiğini söyledi.
Cyber Robotics Center'da kullanılan HAL teknolojisinin MS hastalarında sık karşılaşılan fonksiyon kayıplarına yönelik rehabilitasyon programlarında yer aldığını ifade eden Ertürk, bu alandaki klinik deneyimlerin bilimsel yayınlarla da desteklendiğini belirtti.
Robotik sistemin hastanın ihtiyacına göre destek seviyesini ayarlayabildiğini kaydeden Ertürk, “Daha fazla desteğe ihtiyaç duyan hastaya daha fazla, daha az desteğe ihtiyaç duyan hastaya ise daha düşük düzeyde destek verebiliyoruz. Böylece hastalar ihtiyaç duydukları desteği alırken kasların aşırı zorlanmasının da önüne geçilebiliyor” dedi.
Bu yaklaşımın özellikle yaz aylarında önem kazandığını vurgulayan Ertürk, “Kasların aşırı yüklenmesini önleyerek nabız, solunum ve vücut ısısının daha kontrollü şekilde yönetilmesine katkı sağlayabiliyoruz. Bu da sıcak havalarda ortaya çıkabilen bazı geçici nörolojik belirtilerin yönetilmesine destek olabiliyor” ifadelerini kullandı.
MS rehabilitasyonunda temel hedefin hastanın fiziksel kapasitesini artırmak olduğunu belirten Ertürk, rehabilitasyon sürecini “vücudun cephanesini güçlendirmek” olarak tanımladı.
Rehabilitasyon sürecinde yalnızca robotik sistemlerin kullanılmadığını belirten Ertürk, denge çalışmaları için özel sistemlerden ve bazı hastalarda kullanılan nöromodülasyon uygulamalarından da yararlanıldığını söyledi.
MS hastalarında görülebilen denge bozuklukları, spastisite ile idrar ve bağırsak kontrolüne ilişkin sorunlara yönelik farklı destekleyici yöntemlerin kullanılabildiğini ifade eden Ertürk, tedavi programlarının hastanın ihtiyaçlarına göre şekillendirildiğini kaydetti.
Gerçek zamanlı geri bildirim sağlayan denge sistemlerinin fizyoterapist eşliğinde birebir çalışma imkânı sunduğunu belirten Ertürk, robotik rehabilitasyon teknolojilerinin ise hastanın ihtiyaç duyduğu destek düzeyine göre ayarlanabildiğini söyledi.
Tedavi sürecinin ardından hastalarda yürüme hızı, yürüme süresi ve denge performansında iyileşmeler gözlemlediklerini ifade eden Ertürk, eklemlerin yürüyüş sırasında harekete katılımında da olumlu değişiklikler görüldüğünü belirtti.
Ertürk, “Bu kazanımların sonucunda hastaların günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlık düzeyleri artıyor ve fonksiyonel hareket kabiliyetleri gelişiyor” dedi.
MS hastalarının fonksiyonel durumunu değerlendirmede kullanılan EDSS (Expanded Disability Status Scale) skoruna da değinen Ertürk, bu ölçeğin hastalığa bağlı engellilik düzeyini ve günlük yaşam üzerindeki etkileri değerlendirmede önemli bir gösterge olduğunu söyledi.
Yayımlanan çalışmalarında dikkat çekici sonuçlar elde ettiklerini belirten Ertürk, “Merkezimizde yürüttüğümüz çalışmada, iki aylık tedavi süreci sonunda hastaların EDSS skorunun ortalama 4,6 seviyesinden 2,6 seviyesine gerilediğini gözlemledik” ifadelerini kullandı.
Yorum Yaz
Yorumunuz alındı!
Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.