PCOS Sessizce İlerliyor: Milyonlarca Kadının Hayatını Etkiliyor

Polikistik Over Sendromu, yalnızca adet düzensizliğiyle sınırlı kalmayan etkileri nedeniyle giderek daha önemli bir halk sağlığı konusu olarak değerlendiriliyor.

Kadınlarda üreme çağında en sık görülen hormonal rahatsızlıklardan biri olan Polikistik Over Sendromu, yalnızca adet düzensizliğiyle sınırlı kalmayan etkileri nedeniyle giderek daha önemli bir halk sağlığı konusu olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, hastalığın erken dönemde fark edilmesinin hem kadın sağlığını korumada hem de ilerleyen dönemlerde oluşabilecek ciddi sağlık sorunlarını önlemede kritik rol oynadığını belirtiyor.

Central Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayça Özgürel Bozkurt, PCOS’un kadınlarda hormonal sistemi etkileyen kronik bir rahatsızlık olduğunu ifade ederek toplumdaki farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi.

“Polikistik Over Sendromu, kadınlarda yumurtlama düzenini bozan ve hormon dengesini etkileyen yaygın bir sağlık sorunudur. Hastalar çoğunlukla adet düzensizliği, kilo alma, aşırı tüylenme, akne veya gebe kalmada güçlük şikâyetleriyle başvuruyor. Ancak PCOS yalnızca jinekolojik bir problem değildir; metabolik ve psikolojik etkileri de olan çok yönlü bir hastalıktır.”

PCOS’un belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor. Bazı kadınlarda yalnızca adet düzensizliği görülürken, bazı hastalarda hormon bozukluklarına bağlı daha belirgin fiziksel ve metabolik değişimler ortaya çıkabiliyor.

En sık görülen belirtiler arasında şunlar yer alıyor:

  • Seyrek adet görme veya uzun süre adet olamama
  • Yumurtlama düzensizliği
  • Aşırı tüylenme
  • Akne ve cilt yağlanması
  • Saç dökülmesi
  • Kilo artışı ve kilo vermede zorlanma
  • İnsülin direnci
  • Halsizlik ve enerji düşüklüğü
  • Gebe kalmada güçlük

Kaygı ve depresif belirtiler

Central Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayça Özgürel Bozkurt, özellikle ergenlik döneminden itibaren görülen düzensiz adetlerin “geçici” düşüncesiyle göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü erken dönemde kontrol altına alınmayan PCOS, ilerleyen yaşlarda daha ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.
 “PCOS hastalarında insülin direnci oldukça sık görülüyor. Bu durum zaman içerisinde tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği ve kalp-damar hastalıkları riskini artırabiliyor. Ayrıca düzensiz yumurtlama nedeniyle doğurganlık sorunları da ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle hastaların yalnızca kısa vadeli şikâyetler açısından değil, uzun dönem sağlık riskleri açısından da takip edilmesi gerekiyor.”

Tanı sürecinde hormonal kan testleri, ultrason incelemeleri ve metabolik değerlendirmeler yapılıyor. Tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını belirten Central Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayça Özgürel Bozkurt yaşam tarzı değişikliklerinin önemine de vurgu yaptı:

“PCOS tedavisinde yalnızca ilaç yeterli olmayabiliyor. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, ideal kilonun korunması ve düzenli uyku hormonal denge üzerinde oldukça olumlu etkiler sağlayabiliyor. Özellikle kilo kontrolü sağlanan hastalarda adet düzeninin ve yumurtlama fonksiyonlarının belirgin şekilde düzeldiğini görüyoruz.” Pcos için erken tanı yaşamı olumlu yönde etkiliyor.