Hacettepe Üniversitesi'nde sağlık sisteminin geleceği masaya yatırıldı
Toplantıda, Türkiye sağlık sisteminin geleceği ve öncelikli ihtiyaçları ele alındı.
- SAĞLIK / 24.06.2026 Saat: 17:56
Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü ile Sağlık Ekonomisi ve Sağlık Politikaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (HÜ-SESPAM) tarafından, AstraZeneca Türkiye'nin desteğiyle “Bugünün Sorunlarını Yarının Fırsatına Dönüştürmek: Türkiye Sağlık Sisteminin Yönetişim, İşgücü, Finansman ve Halk Sağlığı Perspektifleriyle Değerlendirilmesi” başlıklı bilgilendirme ve istişare toplantısı gerçekleştirildi.
Hacettepe Üniversitesi'nde kamudaki paydaşların da katılımıyla düzenlenen toplantıda, sağlık sistemlerinin önemli bir dönüşüm aşamasında olduğu, bu dönemde sağlık hizmetlerinin daha etkin, erişilebilir, öngörülebilir ve kişiselleştirilmiş şekilde sunulmasına yönelik fırsatlar değerlendirildi. Dönüşüm sürecinin; veri güvenliği, dijital eşitsizlikler, sağlık iş gücünün yeniden yapılanması, sürdürülebilir finansman ve düzenleyici kapasite gibi alanlarda yeni politika gereksinimlerini de beraberinde getirdiği ifade edildi.
Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Necla Özer'in açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda; Prof. Dr. Zafer Çalışkan, Prof. Dr. Selcen Öztürk ve Prof. Dr. Dilek Başar Türkiye sağlık sisteminin mevcut ihtiyaçlarını ve geleceğe yönelik politika alanlarını yönetişim, finansman, insan kaynağı, halk sağlığı ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği perspektifleriyle değerlendirdi.
“Farklı paydaşları buluşturan bu istişare süreci gerçek bir fırsat”
Prof. Dr. Necla Özer konuşmasında, “Hacettepe Üniversitesi, tıp eğitiminde ülkemizin öncü kurumlarından biri olmasının yanı sıra sağlık hizmetlerinin sunumunda yenilikçi teknolojiyi ve hasta odaklı yaklaşımı benimsemiş bir kurum olarak bu buluşmaya doğal bir ev sahipliği zemini sunmaktadır. Farklı paydaşları ortak bir masada buluşturan bu istişare sürecinin, Türkiye'nin sağlık alanındaki birikimini ve güçlü yönlerini görünür kılması açısından gerçek bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Bugün burada başlattığımız diyaloğun, ülkemiz sağlık sisteminin güçlenmesine ve küresel sağlık politikalarına anlamlı katkılar sunacağına içtenlikle inanıyorum.” dedi.
“Sürdürülebilir sağlık politikalarının temel taşı, kanıta dayalı analizlerdir”
Prof. Dr. Zafer Çalışkan ise sağlık alanında finansman konusunun önemine dikkat çektiği konuşmasında şunları söyledi: “Sağlık sistemlerinin kanıta dayalı verilerle analiz edilmesi ve bu analizlerin paydaşlar arasında açık bir diyalog çerçevesinde tartışılması, sürdürülebilir sağlık politikalarının temel taşıdır. Merkez olarak bu çalışmalara katkı sunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Özellikle sağlığın finansmanı alanında, sağlık teknolojisi değerlendirme yöntemlerinin daha da geliştirilmesi ülkemiz için önemli bir ihtiyaç olarak öne çıkmaktadır; kaynakların etkin dağılımını sağlayacak ve kanıta dayalı geri ödeme kararlarını destekleyecek güçlü bir değerlendirme altyapısı, sağlık sistemimizin sürdürülebilirliğinin temel güvencelerinden biri olacaktır.”
AstraZeneca Türkiye, sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğini ve dayanıklılığını güçlendirmeyi amaçlayan küresel iş birliği girişimi Sağlık Sisteminin Sürdürülebilirliği ve Dayanıklılığı Ortaklığı (PHSSR) üyesi olarak toplantıya destek verdi. PHSSR, sağlık sistemlerinin güçlendirilmesine yönelik ihtiyaçların analiz edilmesini, kanıta dayalı araştırmaların yürütülmesini ve farklı ülkelerden politika deneyimlerinin paylaşılmasını hedefleyen uluslararası bir platform olarak faaliyet gösteriyor.
“Ortak akılla, bugünün zorluklarını yarının fırsatlarına dönüştürebiliriz”
Toplantıya ilişkin değerlendirmede bulunan AstraZeneca Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Erdal Kiraz, “AstraZeneca Türkiye olarak, sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğinin ve dayanıklılığının güçlendirilmesinin ancak sağlık ekosistemindeki tüm paydaşların etkin iş birliğiyle mümkün olduğuna inanıyoruz. Ortak akılla, bugünün zorluklarını yarının fırsatlarına dönüştürebiliriz. Bu anlayışla, sağlık sistemlerinin geleceğini şekillendirmeyi amaçlayan küresel bir girişimin bir paydaşı olmaktan ve Türkiye sağlık sistemini bütüncül bir bakış açısıyla analiz eden bu değerli araştırma ve istişare sürecine katkı sunmaktan memnuniyet duyuyoruz. Araştırmanın 2026 yıl sonuna kadar tamamlanmasını ve yayımlanmasını bekliyoruz. Türkiye'nin sağlık sisteminin güçlü yönlerini küresel sağlık ekosistemine aktarmak, aynı zamanda sistemin daha da güçlenmesine katkıda bulunmak için tüm paydaşlarla iş birliğimizi sürdürmeye hazırız. Bilimsel kanıta dayalı politika geliştirme süreçlerinin desteklenmesi, hasta odaklı yaklaşımların yaygınlaştırılması ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliğinin sağlanması için sorumluluk almaya devam edeceğiz.” dedi.