AURA İstanbul'dan genç profesyonellere açık çağrı

AURA İstanbul'un 2026 Bahar Dönemi Sertifika Programı için başvurular başladı.

Tansel Korkmaz ve Cem Çelik'in danışmanlığında yürütülecek program, katılımcıları “İstanbul'da Kentsel Dönüşüm: Disiplinler-ötesi Bir Perspektif” teması etrafında kentsel dönüşümü yeniden düşünmeye davet ediyor. Lisans mezunu tüm genç profesyoneller için son başvuru tarihi 2 Mart 2026.

AURA İstanbul, 10'uncu yılına girerken Araştırma Tabanlı Tasarım Stüdyosu'nun yapısını; lisans mezunu genç profesyonellerin, yüksek lisans sürecinde olanların ve yarı zamanlı çalışan katılımcıların yaşam pratikleriyle daha uyumlu bir stüdyo formatı olarak yeniden kurguluyor. Program, katılımcıların akademik, profesyonel ve kişisel üretimlerini sürdürürken AURA'nın kolektif düşünme, araştırma ve üretim ortamının aktif bir parçası olabilmelerini amaçlıyor.

Tansel Korkmaz ve Cem Çelik danışmanlığında yürütülecek Araştırma Tabanlı Tasarım Stüdyosu, kentsel dönüşümü sosyal konut, müşterekler, kent hakkı ve kentsel dirençlilik başlıkları üzerinden ele alan disiplinler-ötesi bir stüdyoya davet ediyor.

“İstanbul'da Kentsel Dönüşüm: Disiplinler-Ötesi Bir Perspektif”
Krizler Çağı, bir yandan gezegenimizi hızla yok oluşa sürüklediğimizi fark ettiğimiz, bir yandan da modern insanın inşa ettiği ‘Küresel Düzeni'nin çöküşüne şahitlik ettiğimiz bir kaosa işaret ediyor. Yapay zekâ ve robotlar dünyasının heyecan verici vaatlerinin bile, aynı zamanda bir işsizlik furyası ve günlük hayatımızda maksimum izlenme ve kontrol tehdidi olabileceği endişesini taşıyoruz. Belirsizliklerle dolu bu kaygı verici dönem bir yandan da umut veren başlangıçlara gebe. Bu alt-üst oluşlarda ayakta kalabilmek için en temel ihtiyaç her alanda belirsizlikle baş etme stratejileri geliştirebilmek. Bütün diğer disiplinler gibi mimarlık da çağın ruhuna uygun olarak düşünme ve yapma biçimlerini temelden sorgulamak zorunda. Peki, ama nasıl?
 
Wallerstein deyişiyle “Bildiğimiz Dünyanın Sonu” bir topyekûn çöküşe işaret ediyorsa, aynı zamanda bir yeniden doğuşun arifesi olduğu da malum. Yeni dünyanın inşası, geçmişte olduğu gibi Faust-vari bir şekilde olmayacak hiç kuşkusuz. İnsanın kibirle kendini dünyanın merkezinde konumlandırarak doğayı kendi kullanımına sunulmuş bir rezerv gibi görüp hoyratça yağmalamasının sonuçlarını bugün görüyoruz. Anladık ki doğaya her zarar verdiğimizde kendimize de zarar veriyoruz, biz doğanın efendisi değil bir parçasıyız. Buradan bakıldığında mimarlığın da yeryüzüyle bambaşka bir ilişki kurması gerektiği malum: Mimarlığı artık sürekli meydan okuyan bir praksis değil, bir ihtimam praksisi (care praxis) olarak düşünmemiz gerektiği açıktır. Bu çerçevede, stüdyo, yeryüzüne -tüm canlı ve cansızlara, inşa edilmiş olana ihtimamla yaklaşan, onarıcı, tamamlayıcı bir düşünme ve yapma praksisi olarak mimarlığın imkânlarını araştırır.
 
İstanbul, Krizler Çağı'nın en kırılgan dünya metropollerinden biri: ekolojik, ekonomik ve sosyo-kültürel anlamda dayanıklı bir şehre hem de deprem riski nedeniyle ivedilikle dönüşmesi için yeni stratejiler gerekiyor. Bu ölçekte ve bu hızda bir dönüşümü, ‘bildiğimiz' gibi, şimdiye kadar yaptığımız gibi yapmaya kalkarsak, dönüşümün kendisinin bir ekolojik felaket, bazı yerlerde de mülksüzleştirme aracı haline geleceği açık. Bu bağlamda, Stüdyo afetler konusunda kırılgan Gülsuyu, Gülensu mahallelerinin her anlamda kendine-yeten (self-sufficient) ama bir yandan da çevresiyle bağlantıları akışkan bir yerleşime dönüşümünün imkân ve sınırlarını disiplinler-ötesi bir araştırmaya dönüştürmeyi amaçlamaktadır:

* Çalışma alanını İstanbul makro-formu içinde konumlandırarak analiz edip, var olan değerlere ihtimamla yaklaşarak; sekteye uğramış, yıpranmış olanları onararak; başka programlar (farklı sosyal konut modelleri, müşterekler, kentsel tarım vs); başka malzemeler (geliştirilmiş kerpiç, kenevir vs) ve yapma teknikleri kullanarak dönüşümü tasarlamak… özet olarak yere özgü başka bir mimarlıkla dönüşüm mümkün mü?

* Çalışma alanının tarihini araştırmak (başlangıçlar, kırılma noktaları…) Mahalle sakinleriyle sözlü tarih çalışması yapmak ve kaydetmek. Alanın sosyo-ekonomik coğrafyasını araştırmak ve dönüşüm senaryosunda bu verilerden hareketle katılımın imkân ve sınırlarını test etmek; farklı ekonomik modelleri araştırmak.

* Çalışma alanının günlük yaşamını kayda almak ve geçmişte kaydedilenleri ortaya çıkarıp bir görsel arşiv oluşturmak.

* Çalışma alanının kültürel ve toplumsal katmanlarını gözeterek kamusal alan ve sanat ilişkisini, yerel hafıza ve gündelik yaşamla bağ kuran katılımcı ve mekâna özgü güncel sanat pratikleri üzerinden ele almak ve dönüşümün kültürel araçlarını araştırmak.
 
Stüdyo Yapısı ve Program Akışı
Araştırma Tabanlı Tasarım Stüdyosu, hafta içinde üç gün süren yoğun bir düşünme, tartışma ve üretim ortamı kurmayı hedeflerken katılımcılara birebir değerlendirme ve proje geliştirme imkânı sunacak. Bu süreçte kentsel analiz, araştırma ve tasarım çalışmaları eş zamanlı ilerleyecek; katılımcılar kendi araştırma sorularını geliştirerek disiplinler-ötesi bir üretim sürecine dahil olacak.

Stüdyo çalışmalarına ek olarak, AURA İstanbul ve Beykoz Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenecek seminer dizisi; İstanbul'daki kentsel dönüşüm süreçlerini çok katmanlı yapısı içinde ele almayı ve bu süreçleri kavramaya yönelik disiplinler-ötesi bir çerçeve geliştirmeyi amaçlıyor. “Kentsel Dönüşümü Anlamak: Disiplinler-Ötesi Açılımlar” başlığıyla gerçekleştirilecek bu oturumlarda Ali Faruk Göksu, Ayşegül Cankat, Defne Akşin Akyol, Ela Kaçel, Emrah Altınok, Erdoğan Yıldız, Fuat Ercan, Gül Köksal, Güzin Konuk, İlhan Tekeli, Korhan Gümüş, Murat Cemal Yalçıntan, Murat Güvenç, Postane ve MAD (Mekânda Adalet Derneği) ile Ünal Akkemik davetli konuşmacılar olacak.

Cumartesi Aurası etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilecek vaka analizlerinde ise mimarlar kendi üretim süreçlerini ve projelerini eleştirel bir değerlendirmeye açacak. “Mimarlık ve Kentsel Tasarım: Vaka Analizleri” başlıklı oturumlarda Aslıhan Demirtaş, Boğaçhan Dündaralp, Bünyamin Derman, Can Çinici, Cem Çelik, Cem İlhan, Cem Sorguç, Devrim Çimen & Sertaç Erten, Ece Emanetoğlu, Han Tümertekin, Nevzat Sayın, Ömer Selçuk Baz, Özgür Bingöl ve Zeynep Altınbaşlı ile Tuna Han Koç; sosyal konut, müşterekler ve üretken peyzaj temaları üzerinden güncel pratiklerini paylaşarak tartışma ortamı oluşturacak.

Program süresince düzenlenecek tematik workshoplar, seminerler ve kamusal etkinlikler aracılığıyla katılımcılar AURA'nın düşünsel üretim ortamında aktif rol alırken, aynı zamanda uzun vadeli bir profesyonel ağın parçası olma fırsatı yakalayacak.

Başvuru Takvimi

- Son Başvuru Tarihi: 2 Mart 2026, Pazartesi
- Mülakat Tarihi: 7 Mart 2026, Cumartesi
- Program Süresi: 9 Mart - 28 Haziran 2026 (4 ay)

Dönem boyunca tüm stüdyo görüşmeleri, seminerler, konferanslar ve etkinlikler AURA İstanbul'un Beşiktaş'taki merkezinde yüz yüze gerçekleşecek. Stüdyo çalışmaları salı ve cuma günleri yürütülecek; çarşamba günleri seminer dizisi, cumartesi günleri ise kamusal etkinlikler düzenlenecek.

Başvuru yapacak adaylardan, bireysel ilgi alanları doğrultusunda geliştirmeyi planladıkları araştırma tabanlı tasarım proje önerisi ve bu önerinin stüdyo temasıyla ilişkisini niyet mektubunda detaylandırmaları bekleniyor.

Programa başvuru ve katılım ücretsizdir. İstanbul dışından katılacak adayların konaklama ve ulaşım masraflarını kendilerinin karşılaması beklenmektedir.

Başvuru için Gerekli Belgeler:

* Niyet Mektubu (Programa katılma amacı ve araştırma/proje önerisi)
* Güncel Özgeçmiş (CV)
* Portfolyo (Çalışmaları içeren dosya)
* İngilizce yeterliliğini gösteren belge (Başvuru için zorunlu değil, tercih nedenidir.)

2026 Bahar Dönemi Sertifika Programı başvuruları için son gün 2 Mart 2026.