2.Hypatia Bilim Festivali Yüzlerce Bilim Meraklısını Buluşturdu

2.Uluslararası Hypatia Bilim ve İletişim Festivali yüzlerce bilim meraklısını bir araya getirdi: “Daha büyük, daha zengin, daha renkli bir üçüncü buluşmayı kent kent etkinliklerle öreceğiz”

İzmir Foça'da 25-29 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen festival; yaklaşık 70 konuşmacıyı, çocukları, gençleri ve bilim meraklılarını beş gün boyunca paneller, atölyeler, film gösterimleri, yarışmalar, kültür-sanat etkinlikleri ve gökyüzü gözlemlerinde buluşturdu.

Bu yıl ikincisi düzenlenen Uluslararası Hypatia Bilim ve İletişim Festivali, 25-29 Ağustos'ta İzmir'in Foça ilçesinde Bueno Beach’te başarıyla gerçekleştirildi. Hypatia Bilim Medya ve İletişim Derneği öncülüğünde, dokuz8MEDYA ve Akdeniz Organizasyon desteğiyle düzenlenen beş günlük buluşmada bilim insanları, akademisyenler, gazeteciler, iletişimciler, sanatçılar, bilim meraklıları ve çocuklar aynı alanda bir araya geldi.

Festivalde yaklaşık 50 yetişkin etkinliği ve 20'den fazla çocuk atölyesinin yanı sıra film gösterimleri, söyleşiler, teleskoplarla gökyüzü gözlemleri, yarışmalar, müzik ve çeşitli kültür-sanat etkinlikleri gerçekleştirildi. Kuantum fiziği, yapay zeka, uzay bilimleri, evrim, medya okuryazarlığı, yanlış bilgi krizi, halk sağlığı, eğitim, felsefe, matematik, jeoloji ve iklim krizi oturumların öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Türkiye'den ve yurtdışından yaklaşık 70 konuşmacının katıldığı festivalin ağırladığı konuklar arasında Cambridge Üniversitesi Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mete Atatüre de vardı.

Cambridge ve Oxford üniversitelerinin yanı sıra İstanbul Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Doğuş Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Çukurova Üniversitesi gibi kurumlardan isimler de festivalde yer aldı.

Ayrıca, Türk Tabipleri Birliği, Denizli Bilim Merkezi, Bornova Mevlana Toplum ve Bilim Merkezi olmak üzere bilim, iletişim, kültür ve sanat alanında çalışan gençlik ve sivil toplum kuruluşları da buluşmaya destek verdi.

Hypatia Bilim Platformu'nun kurucusu ve festival organizasyon komitesi başkanı Nurcan Seven, "Biz çok paydaşlı bir festivaliz. Buradaki paydaşlarımız yalnızca bilim insanları değil, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, meslek örgütleri, bilim iletişimi platformları, üniversitelerin bilim ve teknoloji kurulları ve farklı yaş gruplarından katılımcılar" dedi ve ekledi:

"Temel hissiyatımız 'yan yana gelmek'. Burada sadece öğretmek ya da öğrenmek istemiyoruz; herkesin birbirinden öğrenebildiği, kendi bilgisini, deneyimini ve yeteneğini katabildiği demokratik bir alan yaratmak istiyoruz."

Festival Türkiye'de bilim iletişiminin geleceği tartışmasıyla başladı

Festivalin ilk günü olan 25 Ağustos, kahvaltı ve tanışmanın ardından atölyelerle başladı; resmi açılış saat 16.00'da yapıldı. Açılışın ardından “Türkiye'de Bilim İletişiminin Geleceği” panelinde Dr. Ömer Kamacı, Tunahan Sönmeztürk ve Çağla Üren konuştu.

Günün devamında kuş gözlemciliği etkinliğinin yanı sıra, “Bir Gidişat Eleştirisi Olarak Bilim Kurgu” paneli yapıldı. İlk gece, teleskoplarla yapılan gökyüzü gözlemleriyle sona erdi.

İlerleyen günlerde tarih, astrobiyoloji ve bilim iletişiminin farklı alanlarına uzanan paralel etkinlikler düzenlendi. Doç. Dr. Suncem Koçer'in yönettiği ve Prof. Dr. Çiler Dursun, Dr. Zuhal Hazar, Hilal Fidan ve Yasemin Kozak'ın katılımıyla gerçekleşen “Bilim ve İletişimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” paneli öne çıkan etkinlikler arasındaydı. Volkanların şekillendirdiği medeniyetler, ötegezegenler, Fermi Paradoksu ve uzay istasyonları konulu atölyeler de büyük ilgi topladı.

26 Ağustos'un ilk büyük oturumu ise "Post Truth ve Yapay Zeka Çağında Gazetecilik"ti. Doç. Dr. Suncem Koçer'in moderatörlüğündeki panelde Çağla Üren, Eren Eğilmez ve Gökhan Biçici konuştu.

Yapay zekanın tarihsel ve felsefi kökenlerinden "greenwashing"e uzanan eş zamanlı etkinliklerde “Yapay Zeka ve Matematiksel Mantık”, “Greenwashing ve Tüketici Algısı” ile “Fizik ve Teknoloji” başlıkları işlendi. Yapay zekayla değişen internet, plastik kirliliği ve sokak hayvanlarının geleceği üzerine tartışmalar gerçekleşti.

Öğleden sonra Çağla Üren'in moderatörlüğündeki “Dezenformasyon ve Halk Sağlığı” panelinde Dr. Zeynep Varol, Dr. İlkay Nişancı, Dr. Tufan Kıymaz, Prof. Dr. Sedat Gündoğdu ve Prof. Dr. Doğanay Tolunay yer aldı. “Ekoloji ve İklim Krizine Bilimsel Yaklaşım” başlıklı ana oturumda ise Doç. Dr. İlknur Doğu Öztürk'ün moderatörlüğünde Prof. Dr. Doğanay Tolunay, Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, Dr. İlkay Nişancı ve Hakan Fıçıcı iklim krizini farklı disiplinlerin bakış açısından değerlendirdi.

Akşam “Yavaş Ölüm” belgeseli gösterildi; ardından Dr. İlkay Nişancı ve Hakan Fıçıcı'nın katıldığı soru-cevap bölümü gerçekleştirildi. Gece programı teleskoplarla gökyüzü gözlemiyle tamamlandı.

Mete Atatüre: "Festivalin bir parçası olmak istiyordum"

27 Ağustos günü öne çıkan başlık kuantum fiziğiydi. Cambridge Üniversitesi Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mete Atatüre, Hypatia Bilim'in kurucusu Nurcan Seven ve Bilkent Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Tufan Kıymaz ile birlikte “Kuantum Fiziği ve Teknolojilerinin Açtığı Felsefi Ufuklar” paneline katıldı.

Atatüre, oturumun ardından farklı şehirlerden gelen katılımcıların ve İzmirli ziyaretçilerin sorularını yanıtladı. Öğretmenlerin, üniversiteye hazırlanan öğrencilerin ve farklı mesleklerden bilim meraklılarının buluşmaya ilgisi yoğun oldu.

Atatüre, festivale yönelik değerlendirme yaparak "Hypatia Bilim ve İletişim Festivali’nin konsepti çok ilginç. Hem bilimi hem de bilim iletişimini eş zamanlı yapıyor, bilim insanlarını ve iletişimcileri bir araya getiriyor. Bilim iletişiminin nasıl olması gerektiği, bilim insanının bu döngüde nasıl yer alması gerektiği konusunu zaten uzun süredir konuşuyoruz. Bu festival bunun hayata geçmiş hali" dedi:

"Birincisini uzaktan takip etmiştim, çok da hoşuma gitmişti. Bir parçası olmak istiyordum. Bu fırsat oldu, ikinci festivalde ben de yer aldım."

"Bilim iletişiminin çok yanlış yapılma şekli var. Doğru yapılma yolları ise çok az ve herkesin katılımını gerektiriyor" diyen Atatüre şöyle devam etti:

"Hypatia Bilim Festivali'nin çok kritik bir rol oynadığını düşünüyorum"

"Dolayısıyla Hypatia Bilim Festivali’nin burada çok kritik bir rol oynadığını düşünüyorum. Umarım önümüzdeki birçok sene hem katılımları hem de etkinlikleri artarak büyür."

Kuantum fiziği üzerine tartışmaların ardından yine Atatüre'nin ve Prof. Dr. Aylin Topal, Prof. Dr. Zafer Gedik ve Doç. Dr. Aylin Şendemir'in katılımıyla “‘Bilimler Köyü’ Deneyimi” konuşuldu. Günün paralel oturumlarında ise yapay zeka destekli medya üretimi ve tasarımı, kriz zamanlarında bilim iletişimi, Ay yolculuğu ile insanlığın genetik ve antropolojik hikayesi de ele alındı. Ardından UFO/UAP alanındaki gelişmeler, uygulamalı tiyatro ve etkili iletişim ile amatör roketçilik de günün diğer sunumları arasındaydı. Doç. Dr. İlknur Doğu Öztürk'ün yönettiği “Yapay Zeka Teknolojileri ve Felsefesi” panelinde Prof. Dr. Tolga Birdal, Dr. Zuhal Hazar ve Dr. Tufan Kıymaz yapay zekanın teknolojik ve düşünsel boyutlarını tartıştı.

Dijital eğitimden akademik özgürlüğe ve Newton'dan kuantum krizine

28 Ağustos Cuma günü oturumlar, “Dijital Çağda Eğitimin Geleceği” paneliyle başladı. Doç. Dr. İlknur Doğu Öztürk'ün moderatörlüğünde Prof. Dr. Bilge Can, Dr. Tufan Kıymaz ve Dr. Yusuf Karlı dijital dönüşümün eğitim üzerindeki etkilerini tartıştı. Ardından internet sansüründen Newton fiziğine uzanan atölyeler yapıldı.

“Bilim, Akademi, Özgürlük Panel & Forum” oturumunda akademisyenler bir araya gelirken, sokak hayvanlarına yönelik politikalar da tartışma başlıklarından biri olarak ele alındı.

Günün devamında kuantum krizi ve belirsizlik, eleştirel düşünme ve poi atölyeleri düzenlendi. Ayrıca amatör telsizcilik ve uydu avcılığı atölyesi ile “Güleryüzlü Bilim: Talk Show” başlığında eğlenceli anlar yaşandı.

Bu yıl müzisyenler de festivalin en önemli bileşenlerinden biriydi. Doç. Dr. Canan Özgür, "Birinci festivalin ben katılımcısıydım. İkincisinde eğitmen olarak yer aldım. Burada bir şan/koro atölyesi düzenledim. Beden, ses farkındalığı kanonlar ile güzel bir etkinlik düzenledik. Şan ve gitar ikilisi olarak da konserlerimizi verdik" diye konuştu:

"Aslında ben yüksek kimya mühendisiyim. Aynı zamanda opera masterı da yaptığım için iki bilim ve sanat dalını bir arada götürdüm. Hypatia Bilim Festivali’ne bu şekilde uyum sağladım. Burada aklımıza gelmeyen binbir soru ile karşılaşarak zihnimizi daha da uyandırma imkanı buluyoruz. Hem de bunu sanatla iç içe yapabilmek çok güzel."

Son gün evrim, modern fizik, CRISPR ve bilim iletişimi konuşuldu

Festivalin son günü olan 29 Ağustos, “Disiplinlerarası ‘Evrim’ Anlayışı” oturumuyla başladı. Dr. Tufan Kıymaz'ın moderatörlüğünde Dr. Yusuf Karlı, Yasemin Kozak ve Zeynep Behram evrim kavramını farklı disiplinler üzerinden ele aldı.

Ardından Dr. Yusuf Karlı “Paradigma Kayması ve Modern Fizik”, Zeynep Behram “CRISPR Teknolojileri ve Yeni Nesil Gen Tedavileri”, Prof. Dr. Tolga Birdal ise “Geometrinin Modern Zekaya Yolculuğu” başlıklı etkinliklerle katılımcılarla buluştu.

Kapanış oturumu “Disiplinlerarası Bilim ve Geleceğin İnşası” başlığıyla gerçekleştirildi. Nurcan Seven'in moderatörlüğündeki oturumda Prof. Dr. Çiler Dursun, Dr. Tufan Kıymaz, Dr. Yusuf Karlı ve Prof. Dr. Tolga Birdal yer aldı.

Beş günlük yetişkin programı, Zeynep Behram'ın gerçekleştirdiği “Bilim İletişimi Rol Play” etkinliğiyle tamamlandı. Festivalin beş günlük programında 500'ü aşkın katılımcı yer aldı.

Çocuklar bilimi deneyerek, üreterek ve gözlemleyerek öğrendi

Çocuklara özel program da festivalin en geniş bölümlerinden birini oluşturdu. Beş gün boyunca çocukların yalnızca bilimsel bilgi edinmesi değil, deney yapması, üretmesi, gözlemlemesi ve soru sormasını amaçlayan etkinlikler düzenlendi.

Program kapsamında “Mikroskop ile Mikro Evrenleri Keşfediyoruz”, “Kayaları Tanıyalım”, “Dünyanın Katmanları”, “Fosil Yapalım”, “Paleontolojik Kazı Atölyesi”, “Dinozorlar Hakkında Bilmedikleriniz”, “Kristal Yapalım”, “Plastik Tespit Atölyesi”, “Safsata Avı Atölyesi” ve “Dijital Okuryazarlık Atölyesi” gerçekleştirildi.

Denizli Bilim Merkezi'nin katkısıyla gerçekleşen Su Roketi Yarışması'nda ise çocuklar kendi roket maketlerini hazırlayıp özel bir hidrolik sistemle fırlattı.

Sadece çocuklara yönelik 21 ayrı başlıkta atölye düzenlendi

Festivalde sadece çocuklara dönük 21 ayrı başlıkta atölyeler düzenlendi. Her atölyeye katılan çocuk sayısı değişmekle birlikte, onlarca çocuk festival boyunca etkin kaldı.

Denizli Bilim Merkezi ve Bornova Mevlana Toplum ve Bilim Merkezi'nin öncülüğünde çocuklar, periskop gözlemi, lego kodlama, matematik ve STEM atölyelerinin yanı sıra Güneş teleskobu gözlemine de katıldı.

Akdeniz Organizasyon'dan Özgür Kaya, "Bu festivalin en önemli aktörleri çocuklar. Hepsi inanılmazlar. Çocukların bilim insanları ile bir araya gelerek onlara sorular sormaları, o vizyona yakın durmaları, 'Gelecekte ben de bir astronot, ben de bir fizikçi olmak istiyorum' demeleri her şeyden daha kıymetliydi" diye konuştu.

Bilim Sokağı farklı toplulukları buluşturdu

Festival alanında katılımcıların ortak emeğiyle kurulan Bilim Sokağı; bilim, gençlik, teknoloji, astronomi, yapay zeka, felsefe, doğa bilimleri, iletişim, edebiyat ve sosyal bilimler alanlarında çalışan topluluklara ev sahipliği yaptı. Kurumlar çalışmalarını halka açık biçimde sergilerken farklı üniversitelerden öğrenciler, gençlik toplulukları ve dernekler bilim insanları ve uzmanlarla doğrudan buluştu.

Festivale bilim iletişimi platformları, sivil toplum kuruluşları, akademik kurumlar, bilim merkezleri, yerel yönetimler, yayınevleri ve medya kuruluşları destek verdi. İzmir Bornova Mevlana Toplum ve Bilim Merkezi, Denizli Bilim Merkezi ve Manisa Yunusemre Bilim Merkezi de destekçiler arasında yer aldı.

"Daha güzel bir gelecek için bir araya gelelim"

Adını Antik Çağ'ın önde gelen kadın matematikçi, astronom ve filozoflarından Hypatia'dan alan festivalde, kadınların bilimde daha görünür olması ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin konuşmacı seçimlerinden gönüllü ekiplere ve karar alma süreçlerine kadar organizasyon kültürünün bir parçası haline gelmesi hedeflendi.

Diğer yandan, festival ekibi, Hypatia çalışmalarını yalnızca yılda birkaç gün süren bir buluşma olarak değil, farklı kentlerde yıl boyunca devam edecek bir bilim iletişimi ekosistemi olarak kurguluyor. İkinci festivalin ardından Türkiye'nin farklı bölgelerinde bilim şenlikleri ve çeşitli formatlarda etkinlikler düzenlenmesi planlanıyor.

“Daha küçük ve konsantre buluşmalarla üçüncüye hazırlanacağız”

Nurcan Seven, "Şimdi üçüncü festivali tasarlıyoruz ve önümüzdeki yıl çok daha büyüğünü, çok daha renklisini, çok daha zenginini yapmak istiyoruz. Festivalin yalnızca yılda bir kez, aynı şehirde ve aynı mekânda yapılmasını istemiyoruz. Hypatia’nın daha küçük ve konsantre buluşmalarını Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleştirmek, oralarda oluşacak birikimi üçüncü uluslararası festivale taşımak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

"Türkiye’nin dört bir yanındaki insanların, kurumların ve bilim iletişimi aktörlerinin kendi renklerini bu sürece katmasını istiyoruz. Çünkü bizim için bu festivalin gelenekselleşmesi sadece bir etkinliğin devam etmesi değil, bir bilim iletişimi kültürü inşa etmek anlamına geliyor."

Festivalin devamlılığını ve daha da zenginleşmesini sağlamak amacıyla tüm katılımcılara çağrı yapan Seven, "Biz çok renkli bir şey yapıyoruz ama sizlerin rengiyle daha da zenginleşmek istiyoruz. Gelin, emeğinizi ve birikiminizi bu havuza bırakın" ifadelerini kullandı.

 

Kim, festival hakkında ne dedi?

Dr. Ömer Kamacı:

"Türkiye için çok çok önemli bir proje, kendi alanındaki en büyük festival bu. Yer bilimi, gök bilimi, iklim bilimini, sosyal bilimler ile sanat ile felsefe ile bir araya getirebilen yegane organizasyon. Geleneksel hale gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun için de elimizden geleni yapacağımızı söyleyebilirim. 3.’sü için hedefimiz daha geniş kitlelere ulaşmak. Toplumun 7’den 70’e tüm kesimi burada kendine yer bulabiliyor. Ülkemizin geleceğine daha rasyonel bir yol çizmek bizim hedefimiz."

Prof. Dr. Doğanay Tolunay

"Ben festivalin ilkine katılmamıştım. İkincisine seve seve katıldım ve şunu gördüm: Ben orman mühendisiyim, iklim değişikliği ya da orman yangınları konusunda bir şekilde bir akademisyen olarak 'kamuoyunu bilgilendirme' dediğimiz işte bir iletişim içinde olduğunu fark ettim. Ve bu ikinci festivale geldiğimde yaptığım işin bir bilim iletişimi olduğunu, bununda başlı başına bir bilimsel süreç olduğunu fark ettim. Bu festivalde bu anlamda çok şey öğrendim bir akademisyen olarak. Katıldığım için çok memnunum."

Kemal Gökhan Gürses:

"Hypatia Bilim ve İletişim Festivali’nin ilkini dışardan gördüğümde çok yenilikçi bir yaklaşım olarak algıladım. Çok örneğine rastladığım bir çalışma değildi ki başlık da çekici geliyor bana. Bunlardan bir tanesi bilim bir tanesi iletişim. İletişim özellikle üzerinde yoğun şekilde çalıştığım ve var olduğum bir alan. Ve o alanda bugüne kadar üretimde bulunduğum için ikincisine katılmayı da bu nedenle özellikle istedim. Bilimsel bilginin yaygınlaştırılması için yurttaşlarla buluşmanın önemli olduğuna inanıyorum. Ben pandemiden bu yana gerçekleştirdiğim 'Çocuklarla Çizgili Kitap Yapıyoruz' atölyesini bilim başlığında buraya taşıdım. Çocukların o andaki anlıklığı, kendi buldukları başlıklar ve kendi oluşturdukları içerikleri daha sonra resimleyerek bir kitaba dönüştürüyoruz. Buradaki bilim başlığını çocukların nasıl taşıyacağı merak konusuydu benim için. İlginç bir şey çıktı ortaya. Çocukların gerçekten bilimsel bilgiye bizim kendi çocukluğumuzdan daha ileri bir şekilde sahiplendiklerini görüyorum. Bu anlamda da umut verici bir yan olduğunu düşünüyorum."

Dr. Zuhal Hazar:

"İlk festivale davet edildiğimde bu kadar büyük bir organizasyon beklemiyordum açıkçası. Gerçekten yek vücut olmuş bir sistem gördüm birlikte çalışan. Her alandan insan bir aradaydı, meraklısı, bileni, bilmeyeni hep birlikteydik. Ben pek çok şeyi buradan öğrendim, bilinmeyeni de aktardığıma inanıyorum. Bu yıl ikincisi düzenleniyor. Umarım 11.’sini 20.’sini göreceğiz hep birlikte. Çok büyük zorluklarla gerçekleştirildi, bir direnç gösterildi. Bu yıl ilkinden bile daha iyi olduğunu düşünüyorum. Yine herkes bir arada. Sanatın ve bilimin her alanında organize edilen işler var. Bir insanda herhangi bir merak ne ise onu giderebilecek tarzda bir çalışma. 3’üncüsünde üzerine daha neler eklenecek çok merak ediyorum."

Doç. Dr. İlknur Doğu Öztürk:

"Bu ikinci festival zorluklarla gerçekleşti ve dirençli olmanın ne kadar önemli olduğunu ve direnmeyle bir şeylerin başarılabileceğini göstermiş oldu. Büyük güçlükler aşılarak bu defa yapılabildi. Bilimsel bilginin halka ulaştırılması, akademik çevrelerin içerisinden çıkıp tüm paydaş gruplara aktarılması, özellikle o bilimsel bilgiyi tüketen halk gruplarına ulaşması açısından Hypatia oldukça büyük bir boşluğu doldurmuş oldu. İki festivale de katılan biri olarak bu senelere konuların daha da çeşitlendiğini, katılımcıların çeşitlendiğini, uluslararası üniversitelerden farklı disiplinlerden hem akademisyen hem uzman ve sektör deneyimi olan kişilerin bir araya geldiğini görüyorum. Bu genişleme ve çeşitlenme de festivalin amacına hizmet ediyor."

Dr. Yusuf Karlı

"Dünya’da çok örneği olan bir etkinlik sistemi değil bu. Genelde çok teknik yaz okulları olur veya içerisinde hiç teknik olmayan eğlence amaçlı festivaller olur. Bu festivalin ikinsinde de daha önce örneğine çok karşılaşılmayan düzeyde teknik ve bunu eğlenceyle birleştiren bir etkinlik var. Bunun Hypatia Bilim dışında farklı bir yerde yapılabilmesi zor. Çünkü oldukça niş bir etkinlik. O nedenle niş insanları ve niş organizasyon ekibini gerektiren bir şey. Hypatia organizasyon ekibinin ve farklı alandan insanların doğal bir şekilde bir araya gelmesiyle oluşan güzel bir sinerjinin sonucu."

Prof. Dr. Tolga Birdal:

"Gelenekleşmek benim için ekol olmak demek. Yani ne ekolü olmak istiyor Hypatia? Bana kalırsa herkes için bilim festivali olma gayesi olabilir. Çünkü bu Türkiye’de ne kadar var, bilmiyorum. Yaz okulları, konferanslar var. Müzik yapan festivaller var. Ama bunların hepsi 'düşünmek' adı altında bir araya gelmiyor. Oysa buranın temel amaçlarından bir tanesi beraber düşünmek belki de. Bunun ekolünü yaratmak Türkiye’de bence çok değerli. Ve bu görev biraz da Hypatia’ya düşüyor."

Dr. Tufan Kıymaz:

"Benim çok değer verdiğim bir etkinlik. Örnek teşkil etmesi gereken bir etkinlik. Devamını çok istediğim bir etkinlik. Ve devam edeceğini umduğum ve devam etmesi için benim de katkıda bulunmayı çok istediğim bir etkinlik. 3. Hypatia Bilim ve İletişim Festivali’nde tekrar görüşmek üzere."

Gökhan Biçici:

"Biz bu festivali sürdürülebilir, disiplinlerarası ve uzun yıllar devam edecek, her biri bir öncekini aşacak büyük bir proje olarak tasarladık. Bir ihtiyaçtan doğdu bu festival. Türkiye’de ve dünyada son yıllarda artan sahte bilime, dezenformasyona ve manipülasyonlara karşı yurttaşların, toplumun ve bilim insanlarının ortaya koyduğu bir dinamizm var. Özellikle dijitalde bilim iletişiminin çok etkili olduğunu görmeye başladık. Evrim Ağacı gibi platformlar milyonlara ulaşıyor. Bu platformların ortaya çıkışı da tesadüf değil; bilimin, çağdaşlığın ve insanlığın savunulması aynı zamanda bir aydınlanma mücadelesinin parçası. Bilim iletişimi platformlarının önemli misyonlarından birisi de bu. Hypatia Bilim platformu da hem bilim iletişiminin toplumsallaşmasına katkı sunmak hem de toplumsal cinsiyet eşitliğini merkezine koyarak bu tarihsel mirası taşımak iddiasıyla kuruldu. Ancak dijitaldeki ekran önemli olmakla birlikte toplumsal dönüşüm sağlamak için yetersiz. Bilim iletişiminin iddiası hayatı değiştirmekse, bunun toplumsal karşılığını yaratmak gerekiyor."

Yorum Yaz

Yorumunuz alındı!

Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

İsim gerekli!

Mesajınızı yazınız!

Henüz yorum yapılmamıştır.
  Demet Akalın'ın gizli diyeti deşifre oldu (1 günde 1 kilo veriyor)
Demet Akalın'ın gizli diyeti deşifre oldu (1 günde 1 kilo veriyor)