1 Milyon Kadın Ve Kız Çocuğu Hayati Destek Hizmetlerinden Mahrum Kaldı

Kadın örgütlerine yönelik yardım kesintileri, en az bir milyon kadın ve kız çocuğunu hayati destek hizmetlerinden mahrum bıraktı.

Kadın örgütlerine yönelik yardım kesintileri, en az bir milyon kadın ve kız çocuğunu hayati destek hizmetlerinden mahrum bıraktı.

UN Women’ın yeni raporuna göre, kadın örgütlerinin yüzde 84’ü Ocak 2025’ten bu yana hizmetlerine yönelik talebin arttığını belirtirken, yaklaşık her 10 STK’dan 9’u mevcut ihtiyaçları karşılamakta zorlandığını bildiriyor. Bu durum, resmi kalkınma yardımlarında şimdiye kadar kaydedilen en büyük yıllık düşüşün ardından yaşanıyor.

New York/Cenevre, 10 Temmuz 2026 – Silahlı çatışmaların son 80 yılın en yüksek seviyelerine ulaştığı bir dönemde, kadınlar ve kız çocukları için hayati önem taşıyan hizmetleri sunan sivil toplum kuruluşları ciddi finansman sıkıntılarıyla karşı karşıya. UN Women’ın  yardım kesintilerinin etkileri ile ilgili bugün yayımladığı “Beyond the Breaking Point” (Kırılma Noktasının Ötesinde) başlıklı rapor, Ocak 2025’ten bu yana en az bir milyon kadın ve kız çocuğunun hayati destek hizmetlerine erişimini kaybettiğini ortaya koyuyor. Rapor, kriz ve çatışmalardan etkilenen 52 ülkede faaliyet gösteren 855 kadın örgütü ve kadın hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşunun (STK) görüşlerine dayanıyor.

UN Women İnsani Yardım Başkanı Sofia Calltorp, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Kapanma riskiyle karşı karşıya olan kadınların liderliğindeki sivil toplum kuruluşları, dünyanın en ağır insani krizlerinde önemli roller oynuyorlar. Afganistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Haiti gibi ülkelerde, uluslararası aktörlerin erişemediği alanlarda hizmet veriyor ve uluslararası ilginin azaldığı dönemlerde de çalışmalarını sürdürüyorlar. Kadın örgütlerine ayrılan kaynakların geri çekilmesi, çatışmaya bağlı cinsel şiddet mağdurlarının, yerinden edilmiş annelerin, eğitimden kopmak zorunda kalan kız çocuklarının ve hayatta kalma mücadelesi veren toplulukların ihtiyaç duyduğu hayati hizmetlerin azalması anlamına geliyor.”

Kadın örgütlerinin karşı karşıya olduğu bu tablo, insani ihtiyaçların hiç olmadığı kadar arttığı bir dönemde ortaya çıkıyor. Dünya genelinde yaklaşık 120 milyon kadın ve kız çocuğu insani yardım ve koruma desteğine ihtiyaç duyuyor.[1] Araştırmaya katılan STK’ların yüzde 84’ü 2025 yılından bu yana hizmetlerine yönelik talebin arttığını bildiriyor. Her 10 STK’dan 9’u mevcut ihtiyaçları karşılayamadığını belirtiyor. Her 5 STK’dan ikisi ise önümüzdeki bir yıl içinde faaliyetlerini geçici ya da kalıcı olarak sonlandırma riskiyle karşı karşıya olduklarını ifade ediyor.

Araştırma, hayat kurtarıcı hizmetleri sürdürmeye çalışan STK liderlerinin ve çalışanlarının, bunu kendi emekleri, gelirleri ve esenliklerinden ödün vererek gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor. Birçok STK, krizlerden doğrudan etkilenirken, kadın örgütlerinin yüzde 65’i çalışanlarının hizmetlerin devamı için ücret almadan çalıştığını bildiriyor. STK’ların yüzde 48’i personel arasında tükenmişliğin arttığını belirtirken, yüzde 88’i hizmet sundukları kadın ve kız çocuklarının ruh sağlığında kötüleşme gözlemlediğini ifade ediyor.

Finansman kesintilerinin etkileri sahada somut biçimde hissediliyor. Kadın örgütlerinin yarısı bekleme listeleri oluşturduklarını ya da ihtiyaç sahibi kadın ve kız çocuklarını geri çevirmek zorunda kaldıklarını bildiriyor. STK’ların yüzde 92’si hizmet sundukları topluluklarda yoksulluğun arttığını, yüzde 82’si ise kız çocuklarının eğitimlerine devam edemediklerini gözlemlediklerini belirtiyor.

Öte yandan, çatışmaya bağlı cinsel şiddet vakaları 2025 yılında iki katına çıkarken, şiddete maruz bırakılanları korumaya yönelik mekanizmalar da giderek zayıflıyor. Araştırmaya katılan kadın örgütlerinin yüzde 86’sı faaliyet gösterdikleri topluluklarda toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin arttığını bildirirken, yüzde 62’si kadınlar ve kız çocukları için güvenli alanların ya tamamen ortadan kalktığını ya da önemli ölçüde azaltıldığını ifade ediyor.

Rapor, finansman kesintilerinin ağır sonuçları olduğuna da dikkat çekiyor. Örneğin şiddetten kaçan bir kadının sığınmak istediği sığınma evinin kapanması, hamile bir kadının sağlık hizmetine ulaşabilmek için saatlerce yürümek zorunda kalması ya da bir annenin çocukları için gıda desteğinden yararlanamaması artık daha sık karşılaşılan durumlar arasında yer alıyor. Bu durumdan ilk ve en ağır şekilde etkilenenler ise alternatif destek kaynaklarına erişimi en sınırlı olan kadınlar ve kız çocukları; yani uzak, çatışmalardan etkilenen ve erişimi güç bölgelerde yaşayanlar oluyor. STK’ların yüzde 63’ü, bu bölgelerdeki hizmetlerini azaltmak zorunda kaldığını bildiriyor.

Rapor, finansman kesintilerinin sonuçlarının insani yardım faaliyetlerinin çok ötesine geçtiğine dikkat çekiyor. Kadın örgütlerinin zayıflaması, yalnızca kaynak yetersizliğinin bir sonucu değil; aynı zamanda kadınların ve kız çocuklarının haklarına yönelik küresel ölçekte artan baskı ve gerilemenin yaşandığı bir ortamda gerçekleşiyor. Araştırmaya katılan her beş örgütten biri, kadın liderliği ve toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen çalışmalarını askıya aldığını belirtirken, STK’ların yarısından fazlası kadınların toplumsal karar alma süreçlerine katılımında gerileme gözlemlediklerini ifade ediyor.

UN Women, krizlere ilk müdahale eden aktörler, kadın haklarının savunucuları ve barış ile yeniden yapılanma süreçlerinin temel taşı olan kadınların liderliğindeki STK’lara yönelik sürdürülebilir yatırımların devam etmesi çağrısında bulunuyor. Sofia Calltorp, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Acil adımlar atılmadığı takdirde, dünyanın en ağır krizlerinde kadınların ve kız çocuklarının hayatta kalmasına katkı sağlayan sivil toplum kuruluşları, savaşların bir diğer görünmez mağduru haline gelebilir.”

UN Women, insani yardım çalışmalarında kadın örgütleriyle ve kadın hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaparak mali kaynak, teknik destek ve savunuculuk desteği sağlamaya devam etmekte; kadınların liderliğini güçlendiren, hayat kurtarıcı hizmetlere erişimi artıran ve yerel ihtiyaçlara dayalı kapsayıcı insani müdahaleleri desteklemektedir.

Yorum Yaz

Yorumunuz alındı!

Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

İsim gerekli!

Mesajınızı yazınız!

Henüz yorum yapılmamıştır.
  2017 Vahşi Yaşam Fotoğraf yarışmasının finalistleri belli oldu...
2017 Vahşi Yaşam Fotoğraf yarışmasının finalistleri belli oldu...