Yaşam Tarzımızdaki Değişiklikler, Miyopi Artışında Etkili Oluyor

En basit şekilde “uzağı net görememe” olarak tanımlanan miyopinin görülme sıklığındaki artışa dikkat çeken Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, artışta yaşam tarzı değişikliğinin etkili olduğunu söyledi.

İstanbul Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü, Optisyenlik Ana Bilim Dalı Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, en basit anlatımla uzağı net görememe durumu olarak açıklanan miyopi, miyopi nedenleri ve tedavisine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Miyopinin en basit anlatımla uzağı net görememe durumu olduğunu belirten Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, “Göz küresi normalden biraz daha uzun olduğunda ya da ışığı kıran yapılar farklı çalıştığında görüntü retinanın üzerine değil önüne düşer. Bu yüzden kişi yakını net görürken uzağı bulanık görür” dedi.

“Tahtayı göremiyorum” şikayetine dikkat!

Çocuklarda miyopi tanısı sürecinin genellikle ‘Tahtayı göremiyorum’ şeklindeki şikayetlerle başladığını söyleyen Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, “Optisyen olarak sahada en sık karşılaştığımız durumlardan biri miyopidir. Özellikle çocuklarda ‘Tahtayı göremiyorum’ şikâyetiyle başlayan süreç çoğu zaman miyopi tanısıyla sonuçlanır. Bu nedenle çocukların bu yöndeki yakınması dikkate alınmalıdır. Miyopi sadece bir gözlük ihtiyacı değildir; yüksek derecelere ulaştığında ilerleyen yaşlarda ciddi göz problemleri riskini de artırabilir” uyarısında bulundu.

Miyopi artışı, halk sağlığı sorunu olarak değerlendiriliyor

Miyopide dünya genelinde bir artış gözlendiğinin bilimsel çalışmalarda yer aldığını kaydeden Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, “Bilimsel projeksiyonlara göre, mevcut artış eğilimi devam ederse 2050 yılında dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 50’sinin miyop olabileceği öngörülüyor. Bu tahmin, büyük ölçekli epidemiyolojik çalışmaların matematiksel projeksiyonlarına dayanıyor ve Dünya Sağlık Örgütü de görme bozukluklarının artan bir halk sağlığı sorunu olduğunu raporlarında vurguluyor. ‘Pandemi’ kelimesi resmi bir salgın tanımı olarak kullanılmıyor ama artış hızı gerçekten dikkat çekici. Bu nedenle bilim dünyasında miyopi artışı bir halk sağlığı alarmı olarak değerlendiriliyor” diye konuştu.

Büyük şehirlerde çocuk yaş grubunda artış görülüyor

Son 30–40 yılda miyopi oranlarının belirgin şekilde arttığını kaydeden Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, “Bazı Asya ülkelerinde genç nüfusta oranlar yüzde 70–80’lere ulaştı. Türkiye’de de özellikle büyük şehirlerde çocuk yaş grubunda artışı gözlemliyoruz. Sağlık yönetimi perspektifinden baktığımızda bu yalnızca bireysel bir sorun değil; gelecekte sağlık sistemine mali yük oluşturabilecek bir tablo” uyarısında bulundu.

Doğal ışık, göz gelişimi için koruyucu bir faktör

Miyopinin artışında yaşam tarzı değişikliğinin etkili olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, doğal ışığın göz gelişimi için koruyucu bir faktör olduğunu belirterek “Açık havada zaman geçirmek, miyopinin başlamasını geciktirebiliyor. Gün ışığında geçirilen süre azaldı. Kapalı ortama ve ekrana bağımlı bir yaşam tarzı ise riski artırıyor. Çocuklar eskisi kadar dışarıda oynamıyor. Ekranla tanışma yaşı çok erken. Eğitim sistemi yoğun yakın çalışma gerektiriyor” diye konuştu.

Pandemi bu süreci hızlandırdı

Miyopide en hızlı artışın çocuk ve ergen yaş grubunda olduğunu kaydeden Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, “Pandemi döneminde ekran süresinin artması ve dışarıda geçirilen sürenin azalması bu süreci hızlandırdı. Erken yaşta başlayan miyopi, ilerleyen yıllarda daha yüksek derecelere ulaşabiliyor. Bu da ileride retina problemleri gibi daha ciddi durumların riskini artırabiliyor. Bu nedenle çocukluk dönemi kritik bir pencere” dedi.

Aileler bu önerilere kulak vermeli

Miyopinin tamamen önlenmesinin her zaman mümkün olmayabileceğini ancak geciktirmek ve ilerlemesini yavaşlatmanın mümkün olabileceğini söyleyen Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, bir optisyen ve sağlık yönetimi uzmanı olarak ailelere özellikle şu tavsiyelerde bulundu:

-Doğal ışık önemli: Günde en az 1,5–2 saat açık havada zaman geçirilmeli. Doğal ışık göz gelişimi için çok kıymetli.

- Ekran süresi dengelenmeli: Kesintisiz saatlerce ekran kullanımı yerine düzenli molalar verilmeli.

-20-20-20 Kuralı: 20 dakikada 1, 20 saniye 20 feet-yaklaşık 6 metre uzağa bakmak basit ama etkili bir alışkanlıktır.

-Doğru okuma mesafesi: Kitap, defter ya da tablet 30–40 cm’den daha yakında olmamalı.

-Çalışma ortamının aydınlık olması: Yetersiz ışıkta çalışmak göz yorgunluğunu artırır ve uzun süreli yakın odaklanmayı zorlaştırır. Çalışma masası doğal ışık almalı; akşam saatlerinde ise gözü yormayan, yeterli ve homojen bir aydınlatma sağlanmalıdır. Loş ortamda uzun süre telefon ya da tablet kullanımı önerilmez.

-Düzenli göz muayenesi: Çocuk “şikâyet etmiyor” diye göz sağlığı iyi varsayılmamalı. Çocuklar bulanık görmeyi normal zannedebilir. Miyopi başladıysa da kontrol yöntemleri bulunmaktadır. Miyopi yavaşlatan özel camlar, ortokeratoloji lensleri, düşük doz atropin gibi yaklaşımlar hekim teşhisi, tedavisi ve kontrolünde uygulanabilmektedir.

Miyopi yaşam kalitesini etkileyen bir konu

Miyopinin artık yalnızca ‘gözlük takma meselesi’ olmadığını belirten Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, “Miyopi, eğitim başarısını, iş verimliliğini ve yaşam kalitesini etkileyen bir konu. Sürdürülebilir sağlık açısından baktığımızda, tedaviden çok önleme yaklaşımı önemli. Bugün çocuklarımızı açık havaya teşvik etmek, dijital dengeyi kurmak ve düzenli kontrolleri sağlamak; yarının görme sağlığını korumak anlamına geliyor. Teknolojiyi hayatımızdan çıkaramayız ama dengeli kullanabiliriz. Çocuklarımızın göz sağlığı bizim elimizde” diye konuştu.

Yorum Yaz

Yorumunuz alındı!

Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

İsim gerekli!

Mesajınızı yazınız!

Henüz yorum yapılmamıştır.
  Telefonsuz bir hayat mümkün mü?
Telefonsuz bir hayat mümkün mü?