Türkiye yassı çelik sektörü ne yönde hareket edecek?

Arz fazlası, SKDM ve finansman baskısı altında Türkiye yassı çelik sektörü ne yönde hareket edecek?

7 Nisan Salı günü Bursa, Hilton Convention Center’da 650’nin üzerinde katılımcıyla gerçekleşen SteelOrbis Piyasa Sohbetleri’nde Türkiye yassı çelik sektörünün mevcut durumu ve 2026 yılına ilişkin beklentiler sektörün önde gelen temsilcileri tarafından kapsamlı şekilde değerlendirildi. Erdemir’in destekleyen firma olduğu toplantının sponsorları Referans Catering, Seçkin Metal, Yatırım Finansman, Davutoğlu Metal ve Galva Metal oldu.

Açılış konuşmasını yapan Erdemir-İsdemir Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Aza Serdar Başoğlu, sektörün 2022 yılından bu yana alışılmış döngüsel yapısından uzaklaştığını vurgulayarak mevcut süreci “paradigma değişimi” olarak tanımladı. Başoğlu, “2022’den sonra hayatımıza arz fazlası girdi. Bu agresif ihracat politikalarına neden oldu ve korumacılık önlemleri sertleşti,” ifadelerini kullanarak küresel piyasalarda kalıcı bir dönüşüm yaşandığını dile getirdi.

Başoğlu ayrıca çeliğin stratejik öneminin giderek arttığına dikkat çekerek Türkiye’nin üretim gücüne rağmen yüksek ithalat bağımlılığına sahip olduğunu hatırlattı. “İlk 10 ülke arasında bizim kadar ithal çelik alan başka bir ülke yok. Bu bize çeliğin ne kadar stratejik bir sektör olduğunu gösteriyor,” sözleriyle sektörün kırılgan yönlerine işaret etti.

Çelik ve otomotiv: Maliyetin ötesinde bir dönüşüm

Çelik sektöründe güncel gelişmeler ve otomotive yansımaları başlıklı oturumda konuşan Erdemir Satış ve Pazarlama Direktörü Kadir Şahin son yıllarda özellikle elektrikli araçların etkisiyle talep yapısının değiştiğini belirterek “Çelik artık ticari bir ürün olmaktan çıkıp teknolojik katkılar sunması beklenen bir ürün haline geldi,” dedi. Şahin otomotiv üreticilerinin daha hafif, daha mukavemetli ve daha düşük karbonlu ürünlere yöneldiğini ifade etti.

Sarıgözoğlu A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sarıgözoğlu ise çeliğin yerini tamamen alabilecek bir malzemenin henüz bulunmadığını ancak alternatiflerin giderek daha görünür hale geldiğini belirtti. Sarıgözoğlu, “Hafif fakat mukavemetli çeliğin rağbet gördüğü bir süreçteyiz ancak alternatif malzemeler de yavaş yavaş baş göstermeye başladı,” diyerek sektördeki dönüşümün çok yönlü olduğunu vurguladı.

Kalibre Boru Genel Müdürü Ali Okyay da elektrikli araçlarla birlikte özel alaşımlı hafif çelik talebinin arttığını, bazı sac ürünlerinde alüminyuma yönelme gördüklerini ifade ederken, alternatif malzemelerin gündeme geldiğini söyledi.

Oyak Renault Satın Alma Direktörü Önder Plana ise konuyu son kullanıcı perspektifinden ele alarak çeliğin artık bir “kimlik” kazandığını belirtti. Plana, “Çelik artık sadece sacdan ibaret değil, teknolojik bir ürün olmaya doğru kayıyor,” diyerek sektördeki dönüşümün stratejik boyutuna dikkat çekti.

Önemli gündem maddelerinden olan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) konusunda ise panelistler bu uygulamanın kısa vadede rekabet üzerinde oluşturacağı baskının altını çizdi. Ali Okyay, “Adına karbon sertifikası deniyor ama aslında bu bir vergi,” ifadesiyle sistemin korumacı yönüne dikkat çekti. Önder Plana, SKDM’nin yalnızca maliyet unsuru olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek aslında “uzun vadeli bir rekabet düzenlemesi” olduğunu vurguladı. Erdemir’den Kadir Şahin ise kısa vadede zorluk yaşanabileceğini kabul etmekle birlikte yeni yatırımlarla bu sürecin aşılabileceğini ifade etti.

Oturumda en dikkat çekici tespitlerden biri yan sanayinin üretici ile ana sanayi arasında sıkıştığı yönündeki değerlendirme oldu. Ali Okyay bu durumu, “Otomotiv yan sanayi olarak ana sanayinin artan beklentileri ile çelik üreticilerinin kısıtları arasında sıkışmış durumdayız,” ifadeleriyle özetledi ve özellikle özel kalite ürünlerde yaşanan maliyet artışlarının ve teslimat gecikmelerinin rekabetçiliği zorladığını vurguladı.

Yaşanan son gelişmeler küresel çelik ticaretini yeniden şekillendirecek

Türkiye yassı çelik sektöründe 2026 görünümü - talep dinamikleri, son kullanıcı endüstriler ve ab düzenlemelerinin etkisi başlıklı ikinci oturumda tartışmalar sektörde kısa vadeli trendlerin orta-uzun vadeli beklentiler, küresel jeopolitik gelişmeler ve para politikalarının reel sektör üzerindeki etkileri etrafında şekillendi. 2026 için güçlü bir toparlanmadan ziyade temkinli bir dengelenme süreci öngörüldüğü vurgulandı.

Erdemir Pazarlama Planlama Direktörü Mehmet Tahir Zazaoğlu, Türkiye’de yassı çelik ürün tüketiminin yaklaşık 19 milyon mt seviyesinde yer aldığını hatırlatarak iç talebin gücünü koruduğunu ancak üretimin, yüksek ithalat oranı nedeniyle baskı altında olduğunu ifade etti. İran’daki gelişmelerin yalnızca enerji maliyetleri üzerinde değil, aynı zamanda diğer hammadde ve lojistik maliyetleri üzerinde de etkili olduğu belirtilirken, saldırılar sonrasında İran’daki çelik tesislerinin devre dışı kalmasının ticaret akışlarını yeniden şekillendirebileceği ifade edildi.

Parladı Metal Yönetim Kurulu Üyesi Bahar Parladı, 2025 yılının sektör açısından oldukça zor geçtiğini belirterek bu dönemin büyümeden çok risk yönetimi ve ayakta kalma yılı olduğunu ifade etti. Parladı’ya göre iç pazarda talep tamamen ortadan kalkmış değil ancak önemli ölçüde ertelenmiş durumda.

Warmhaus Genel Müdürü Şebnem Güner talebi baskılayan en önemli unsurun yüksek finansman maliyetleri olduğunu belirtti. Güner özellikle konut ve dayanıklı tüketim sektörlerindeki zayıflığın çelik talebini doğrudan etkilediğini belirterek firmaların artık minimum stokla çalışmaya yöneldiğini ve yalnızca ihtiyaç kadar alım yaptığını dile getirdi.

RAM Genel Müdürü ve TURKTRADE Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Urun son yıllarda artan ticaret savaşları, yaptırımlar ve jeopolitik gelişmelerin yeni bir dünya düzenine işaret ettiğini belirterek otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde çelik talebi artışının sınırlı kalacağını düşündüğünü ifade etti.

Oturumların ardından Türkiye ve dünya ekonomisi üzerine sunum gerçekleştiren Yatırım Finansman Kurumsal İletişim Direktörü Dr. Barış Esen ve DNG Danışmanlık, Araştırma ve Eğitim Ltd. kurucusu ve stratejist Fatih Keresteci ise Hürmüz Boğazı’nın yarattığı jeopolitik krizi ön planda tutarak yakın dönem beklentilerini ve güncel para politikalarının çelik sektörünü nasıl etkileyeceğini paylaştı.

Yorum Yaz

Yorumunuz alındı!

Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

İsim gerekli!

Mesajınızı yazınız!

Henüz yorum yapılmamıştır.
  Ünlülerden 15 Temmuz Paylaşımları
Ünlülerden 15 Temmuz Paylaşımları