Toplumsal Fayda Hikâyeleri'nin bu haftaki konuğu Kale Grubu oldu
MarjinalSosyal'in, kurumların topluma değer katan çalışmalarını görünür kılmayı ve ilham verici iyi uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçlayan “Toplumsal Fayda Hikâyeleri” YouTube programının yeni konuğu, Kale Grubu Kurumsal İletişim ve Etki Yatırımları Bölüm Başkanı ve Kaleseramik Vakfı Genel Müdürü Rana Birden oldu. Programda, Kale Grubu'nun “İyi Bak Dünyana” yaklaşımı çerçevesinde şekillenen sürdürülebilirlik anlayışı, sosyal etkiyi stratejinin merkezine alan bütüncül bakış açısı ve uzun vadeli değer yaratmaya odaklanan etki yatırımları ele alındı.
2016 yılında Marjinal Porter Novelli tarafından markalarla sivil toplumu buluşturmak ve topluma fayda sağlayan iş birlikleri geliştirmek amacıyla hayata geçirilen MarjinalSosyal'in hazırladığı; MarjinalSosyal Direktörü Aynur Kolbay Hülya'nın sunduğu ve SosyalUp YouTube kanalında yayınlanan programın yeni bölümünde; Kale Grubu Kurumsal İletişim ve Etki Yatırımları Bölüm Başkanı ve Kaleseramik Vakfı Genel Müdürü Rana Birden, günümüzün çoklu krizler çağında sürdürülebilirliğin ancak çevresel, sosyal ve ekonomik boyutların birlikte ele alınmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekti.
Sürdürülebilirlik, parça parça değil bütüncül ele alınmalı
Kale Grubu'nun sürdürülebilirlik yaklaşımının temelinde insan odaklılık ve kurumsal DNA'nın yer aldığını vurgulayan Rana Birden, bu bakış açısını şu sözlerle ifade etti: “Dünya artık tekil sorunlarla değil, çoklu krizlerle karşı karşıya. Bu nedenle sürdürülebilirliği parça parça değil, bütüncül bir şekilde ele almak gerekiyor. Çevresel, sosyal ve ekonomik alanlar ancak birlikte ele alındığında gerçek bir anlam kazanıyor.” Bu yaklaşımın, Kale Grubu'nun kurucusu İbrahim Bodur'un “insan en büyük sermayedir” ve “doğduğumuz, doyduğumuz topraklara borçluyuz” ilkelerinden beslendiğini belirten Birden, “İyi Bak Dünyana” hareketinin de bu zihniyetin somut bir yansıması olduğunu dile getirdi.
Sosyal fayda, iş modeli sürdürülebilirliğinin ayrılmaz bir parçası
Kale Grubu'nun sosyal faydayı kısa vadeli bir kurumsal sosyal sorumluluk faaliyeti olarak değil, iş modelinin sürdürülebilirliğinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü vurgulayan Rana Birden, etki üretmenin karar alma süreçlerinin temel bir filtresi olduğunu ifade etti: “Biz sosyal ve çevresel konuları birbirinden bağımsız düşünmüyoruz. Çevresel dönüşümün toplumsal bir karşılığı yoksa etkisi sınırlı kalıyor; sosyal fayda da ekonomik zemine oturmazsa sürdürülebilir olmuyor. Bu nedenle sürdürülebilirliği bir raporlama başlığı değil, karar alma filtresi olarak görüyoruz.”
İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı: Bir ödül değil, bir ekosistem yatırımı
Kale Grubu'nun sosyal girişimcilik alanındaki çalışmalarına da değinen Rana Birden, Kaleseramik Vakfı tarafından yürütülen İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı'nın temel amacının bir ödül dağıtmak değil; sosyal girişimcilerin yalnız kalmadığı, birlikte güçlenebildiği bir ekosistem yaratmak olduğunu vurguladı. Programın, tekil başarı hikâyelerinin ötesinde güvene dayalı bir destek zemini oluşturmayı hedeflediğini belirten Birden, ödülün bu yolculukta bir başlangıç noktası olarak kurgulandığını, asıl değerin uzun vadeli kapasite geliştirme ve sürdürülebilir etki yaratma sürecinde ortaya çıktığını ifade etti ve “Bugün birbirinden öğrenen, birlikte hareket eden güçlü bir sosyal girişimcilik ağının oluştuğunu görüyoruz” dedi.
Program kapsamında sosyal girişimcilere; finansal ödülün yanı sıra mentorluk, iş geliştirme ve kurumsal ağlara erişim gibi desteklerin Impact Hub İstanbul iş birliğiyle sunulduğunu aktaran Birden, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu etki üreten, farklı alan ve aşamalardaki tüm girişimlerin programa başvurabildiğini ifade etti. İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı Ödülleri'ne başvurular 22 Şubat'a kadar www.ibrahimbodurodulleri.com adresi üzerinden yapılabiliyor.
Gerçek etki için sahaya temas, sabır ve birlikte hareket şart
Toplumsal fayda üretiminde iyi niyetin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Birden, sahaya temas etmeden ve gerçek ihtiyaçlar dinlenmeden tasarlanan çözümlerin kalıcı olamayacağını belirtti: “Toplumsal fayda bir maraton. Sabır, süreklilik ve istikrar gerektiriyor. Etkiyi ölçmek, öğrenmek ve gerektiğinde modeli yeniden kurgulamak şart. Sahayı dinlemek, sabırlı olmak ve birlikte hareket etmek gerçek etkiyi mümkün kılıyor.”
Yorum Yaz
Yorumunuz alındı!
Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.