Dondurulmuş Gıdalarda Gıda Güvenliği Standartları Yükseliyor

Feast Gıda, dondurulmuş gıdalarda uygulanan ileri teknoloji işleme yöntemleri ve kesintisiz soğuk zincir uygulamalarıyla Ramazan ayında da güvenli tüketimi önceliklendiriyor.

Ramazan ayı, paylaşmanın, bereketin ve kalabalık sofraların simgesi… Bu özel dönemde artan tüketim hacmi ve yoğun hazırlık temposu, gıda güvenliğini her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Özellikle dondurulmuş gıdalar hem pratiklik hem de besin değerini koruma avantajı sayesinde Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alırken, üretimden saklamaya kadar uzanan tüm süreçlerde uygulanan güvenlik standartları tüketici sağlığı açısından belirleyici rol oynuyor.

E. Özgörkey Grup bünyesinde faaliyet gösteren Feast Gıda, dondurulmuş gıdalarda uygulanan ileri teknoloji işleme yöntemleri ve kesintisiz soğuk zincir uygulamalarıyla Ramazan ayında da güvenli tüketimi önceliklendiriyor.

Ramazan ayında ev içi tüketim hacmi belirgin şekilde artarken, toplu yemek üretimi ve misafir ağırlama sıklığı da yükselir. Bu durum, ürünlerin güvenli koşullarda saklanmasını ve hazırlanmasını daha da önemli hale getirir. Özellikle yanlış çözdürme yöntemleri, uygun olmayan saklama koşulları veya soğuk zincirde yaşanabilecek kesintiler mikrobiyolojik riskleri artırabilir.

Dondurulmuş gıdalar, doğru üretim ve lojistik süreçleriyle yönetildiğinde, bu riskleri minimize eden güvenli bir alternatif sunuyor. Hasattan hemen sonra işlenen ve hızla dondurulan ürünler, hem besin değerini hem de ilk günkü tazeliğini büyük ölçüde koruyor. Ramazan döneminde artan sebze ve patates ürünleri tüketimi, güvenilir üretim altyapısının önemini daha da görünür kılıyor.

Feast Gıda Satış ve Pazarlama Direktörü Ali Kemal Kapıcıoğlu, Ramazan dönemine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ramazan ayı, sofraların daha kalabalık, hazırlık süreçlerinin ise daha yoğun olduğu bir dönemdir. Bu nedenle tüketicilerimizin güvenle tercih edebileceği ürünler sunmak, bizim için her zamankinden daha büyük bir sorumluluk taşımaktadır. Dondurulmuş gıdalar, doğru teknoloji ve kesintisiz soğuk zincirle üretildiğinde hem besin değerini korur hem de yüksek gıda güvenliği standardı sağlar.

IQF Teknolojisi ile Mikrobiyolojik Risklere Karşı Üst Düzey Koruma

Dondurulmuş gıdalarda güvenliğin temelini, hızlı ve kontrollü dondurma süreçleri oluşturur. IQF (Individual Quick Freezing) teknolojisi sayesinde ürünlerin merkez sıcaklığı kısa sürede -18°C’ye düşürülerek mikroorganizma faaliyetleri minimum seviyeye indirilir. Bu yöntem, ürünlerin birbirine yapışmadan tek tek dondurulmasını sağlarken kalite kaybını da önler.

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından yayınlanan veriler, hızlı dondurma tekniklerinin özellikle Listeria monocytogenes gibi patojenlerin yayılım riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya koymaktadır. Bu durum, dondurulmuş gıdaların uygun saklama koşulları sağlandığında güvenli bir alternatif olarak öne çıktığını göstermektedir.

Ali Kemal Kapıcıoğlu, üretim süreçlerine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Hasattan hemen sonra uygulanan hızlı dondurma teknolojisi sayesinde ürünlerimizin tazeliğini ve besin değerini ilk günkü haliyle koruyoruz. Ramazan ayında artan talebi karşılarken kalite ve gıda güvenliği standartlarımızdan asla ödün vermiyoruz.

Soğuk Zincirin Dijital Takibi: Tarladan Sofraya Kesintisiz Güven

Dondurulmuş ürünlerde kalite ve güvenliğin korunması yalnızca üretim aşamasıyla sınırlı değildir. Depolama, sevkiyat ve perakende noktalarındaki muhafaza koşulları da en az üretim kadar kritik öneme sahiptir. Bu nedenle soğuk zincirin kesintisiz şekilde sürdürülebilmesi, dondurulmuş gıda güvenliğinin temel taşlarından biri olarak kabul edilmektedir.

RFID etiketleme sistemleri ve IoT destekli sıcaklık sensörleri sayesinde ürünlerin tüm lojistik süreci dijital olarak izlenebilmektedir. Bu sistemler, olası sıcaklık sapmalarını anlık olarak tespit ederek hızlı müdahale imkânı sağlamaktadır.

Konuyla ilgili yapılan araştırmalar, dijital sıcaklık takip sistemlerinin ürün bozulma riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya koymaktadır. Özellikle Ramazan gibi tüketim yoğunluğunun arttığı dönemlerde bu tür teknolojik altyapılar daha da kritik bir rol üstlenmektedir.

Tüketici Beklentisi: Lezzet Kadar Güvenlik de Öncelik

Son yıllarda tüketicilerin satın alma davranışlarında belirgin bir değişim gözlemlenmektedir. Artık yalnızca lezzet ve fiyat değil; üretim koşulları, sertifikasyon süreçleri ve geri izlenebilirlik gibi unsurlar da karar sürecinin önemli bir parçası haline gelmiştir. “GDO’suz”, “glütensiz”, “sertifikalı üretim” ve “izlenebilir kaynak” gibi ibareler, özellikle bilinçli tüketiciler için belirleyici kriterler arasında yer almaktadır.

Ali Kemal Kapıcıoğlu, konuya ilişkin değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Bizim için gıda güvenliği dönemsel bir gündem değil, sürdürülebilir bir sorumluluk alanıdır. Ramazan ayında da tüketicilerimizin sofralarına güvenle ulaşan her ürünün arkasında güçlü bir kalite kontrol sistemi ve uluslararası standartlara uygun bir üretim altyapısı bulunmaktadır. Amacımız, pratikliği güvenle buluşturarak sofralara değer katmaktır.”

Yorum Yaz

Yorumunuz alındı!

Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

İsim gerekli!

Mesajınızı yazınız!

Henüz yorum yapılmamıştır.
  Mavi balinanın dev kalbi
Mavi balinanın dev kalbi