Bespoke'un yeni zirvesi: Phantom Arabesque

Rolls-Royce Motor Cars, beş yıllık geliştirme sürecinin ardından lazer işlemeli motor kaputunu tasarladı.

 

Rolls-Royce Motor Cars, çağdaş zanaatın sınırlarını sürekli genişleterek, nesiller ve kültürler boyunca değerini koruyan zamansız formları yeniden yorumlamak için yenilikçi teknikler ve malzemeler geliştiriyor. Phantom Arabesque, Rolls-Royce’un Goodwood’daki merkezinde geliştirilen ve patenti alınan yeni lazer işleme tekniğiyle Orta Doğu mimari mirasını yorumlayarak bu vizyonu hayata geçiriyor.

Rolls-Royce Motor Cars’ın dünya çapındaki seçkin destinasyonlarında yer alan ve davet ile çalışan beş Private Office merkezinden biri olan Dubai tarafından özenle hazırlanan bu tek üretim Phantom Extended, Orta Doğu’daki geleneksel ev, saray ve avluların simgesel unsurlarından Maşrabiya kafes işçiliğinin form ve geometrisinden ilham alıyor. Maşrabiya deseni, ilk kez lazerle işlenmiş motor kaputunda, Blackwood ve Bolivar ahşaplarından oluşan kakma ahşap Gallery eserinde ve otomobil genelinde zarifçe yerleştirilmiş Bespoke motiflerde yeniden hayat buluyor.

Mimariden gelen ilham

Mimari yapılarda Maşrabiya, mahremiyeti sağlamak amacıyla kullanılan, içeridekilerin dışarıyı görmesine izin verirken, dışarıdan bakıldığında görünürlüğü engelleyen, ince oyma ahşap kafes panellerden oluşuyor. Kafes işçiliği aynı zamanda hava akışını destekleyerek yapının iç mekânı için doğal bir serinlik sağlıyor. Bu geometrik formlar, estetik ve işlevselliği bir araya getirirken, bölgenin iklimine doğal bir uyum gösteriyor ve yerel zanaatkarlık ile mimari kimliğin karakteristik bir ifadesi olarak öne çıkıyor.

Maşrabiya’nın Orta Doğu’nun en tanınmış ve zamana meydan okuyan tasarım geleneklerinden biri olduğunu söyleyen Michelle Lusby (Bespoke Lead Designer, Private Office Dubai), sözlerine şöyle devam etti; “Phantom Arabesque’te ilham kaynağımız yalnızca görsel zarafet değil, sunduğu mahremiyet, ışık oyunları ve hava akışı oldu. Amacımız, bu nitelikleri hem kültürel köklerine bağlı hem de tartışmasız biçimde Rolls-Royce’a özgün bir yorumla ifade etmekti.”

Rolls-Royce’tan yeni bir zanaat biçimi: Lazer işleme

Phantom Arabesque, Rolls-Royce tarihinde motor kaputu bütünüyle lazerle işlenen ilk otomobil olarak öne çıkıyor. Yeni patenti alınan teknik, markanın Exterior Surface Centre ekibi tarafından yürütülen beş yıllık bir geliştirme programının sonucu olarak ortaya çıktı. Bu teknik, üst katmanların dikkatle aşındırılmasıyla alttaki zıt renk tonlarını görünür kılan geleneksel İtalyan sgraffito sanatından ilham alıyor. Rolls-Royce zanaatkarlarının beklediği derinlik, berraklık ve kusursuz tutarlılığı elde edebilmek için beş yıl boyunca yoğun deney, test ve hassas kalibrasyon çalışmaları yapıldı.

Bu etkiyi elde etmek için motor kaputu önce koyu bir renge boyanıyor, ardından birden fazla şeffaf vernik katmanıyla kaplanıyor ve son olarak daha açık tonlu bir üst kat uygulanıyor. Ardından geometrik Maşrabiya deseni, yüzeyin en üst katmanına yalnızca 145 – 190 mikron derinliğinde kazınıyor ve böylece alttaki koyu renk görünür hale geliyor. Sonuç, ışığı yakalayan, zengin dokulu üç boyutlu bir yüzey ve hem gözle hem dokunarak keşfedilmeye değer bir desen oluyor.

İşlenen her bölüm, yüzeyin dengeli ve heykelsi bir görünüm kazanması için özenle elle zımparalanıyor. Deseni yüzeyin üzerine uygulamak yerine doğrudan boya katmanının içine entegre eden bu yöntem, olağanüstü bir incelik ve dayanıklılık seviyesi sunuyor. Lazerin hız ve yoğunluğundaki değişimler ise ışık yüzey üzerinde hareket ettikçe zarif görsel geçişler oluşturuyor. Proje, Exterior Surface Centre’ın tüm uzmanlığını bir araya getirirken, her ekip bu yeni zanaat biçiminin geliştirilmesine katkı sağladı.

Lazer işlemenin hem teknik açıdan kusursuz hem de görsel olarak dinamik bir yüzey oluşturulmasına imkân tanıdığını söyleyen Tobias Sicheneder (General Manager, Exterior Surface Centre) sözlerine şöyle devam etti: “Patentli bu süreci hayata geçirmek, tüm ekibin yıllar süren deney ve denemelerini gerektirdi. Phantom Arabesque, gelecekteki müşterilere bambaşka yaratıcı imkanlar sunacak bu tekniğin ilk uygulaması olarak öne çıkıyor.”

Phantom Arabesque, ana gövdesi Diamond Black, üst yüzeyler ise kontrast oluşturan Silver renginde olan Bespoke iki tonlu gövde tasarımıyla sunuluyor. Aynı renk, tek ve elde boyanmış Short Coachline için de kullanılıyor ve bu detay Maşrabiya motifleriyle zenginleştiriliyor. Dış görünüm, Dark Chrome çerçeveli aydınlatmalı Pantheon ızgara, alttan ışıklandırılan Spirit of Ecstasy figürü ve 22 inç yarı cilalı alaşım jantlarla tamamlanarak daha etkileyici hale getiriliyor.

İç mekân: Ölçülü ve sakin bir zarafet

Phantom Arabesque’in iç mekandaki odak noktası, ön panelin tüm genişliği boyunca uzanan Gallery bölümünde sunuluyor. Blackwood ve Black Bolivar ahşaplarından hazırlanan detaylı Bespoke ahşap kakma sanat eseri, Maşrabiya’dan ilham alan tasarım dilini sürdürürken, uyumlu koyu tonlarda tasarlanan ve konumu hafifçe kaydırılmış bir saatle zarif biçimde tamamlanıyor.

İç mekân, sakin bir atmosfer sunan Selby Grey ve Black deri kaplamalarla tamamlanırken; Black koltuk biye detayları ve halılarla bütünlük sağlanıyor. Ön ve arka koltuk başlıklarına işlenen kontrast Black Maşrabiya motifleri ise tasarımı zarif biçimde öne çıkarıyor. Göz alıcı Starlight Doors, Selby Grey biye ve Black kontrast dikişlerle zarif biçimde tamamlanırken; kaput gravür deseninin kesitini yansıtan aydınlatmalı eşik plakaları bu özel projeye imza niteliğinde bir final dokunuşu katıyor.

Rolls-Royce Phantom Arabesque, Orta Doğu’daki siparişi veren müşteriye teslim edilerek koleksiyonundaki prestijli yerini aldı.

Yorum Yaz

Yorumunuz alındı!

Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

İsim gerekli!

Mesajınızı yazınız!

Henüz yorum yapılmamıştır.
  11 Eylül Saldırılarının 16. Yılında hiç yayınlanmamış kareler basın ile paylaşıldı...
11 Eylül Saldırılarının 16. Yılında hiç yayınlanmamış kareler basın ile paylaşıldı...